• 25 Nisan 2019, Perşembe 16:52
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Fındık Çalıştayı !

Önceki yazımda 11-12 Nisan 2019 tarihinde fındık üzerine yapılan Çalıştaydan söz ederek bir giriş yapmıştım. Çalıştayın sonuç bildirgesinde, fındık ihracatını 3 milyar Dolara çıkartılmasının hedeflendiği belirtilerek, fındık bahçelerinin gençleştirilmesi ve yeniden dikim yapılması gerektiğinden, üreticinin verimsiz olduğundan bahçe işlerini yeterince yapmadığından söz edilmiştir. Deyim yerindeyse, fındık ekonomisinde tek sorumlunun, üretici olduğu, başarısızlığın tüm nedeninin üretici olduğu algısının yerleştirilmesine çalışıldığını anlamaktayız.  
*** 
Bu noktada, bu sonuçlara varan yetkililere, kişilere, kurumlara, ihracatçılara sormak gerek: Siz kâr elde etmediğiniz bir işi yapar mısınız? Sürekli zarar ederek işletmenizi açık tutabilir misiniz? Maliyetinin altında bir fiyatla ihracat yapabilir misiniz?  Sürekli olarak maliyetinin altında bir fiyatla ihraç yapsanız işletmeniz ayakta durabilir mi? Benzeri soruları artırmak mümkündür.
  *** 
Gerek akademik dünyada, gerek kamu yönetiminde, gerekse iş dünyasında, bilimi ilke edinmek hem gerekli hem de zorunludur. Ancak, nesnel araştırmalarla sorunların gerçekçi tespiti yapılabilir. Yalnızca, tespit yapmak yetmez. Yapılan tespitlerin arasındaki ilişkiyi de açıklamak gereklidir. Açıklamak da yetmez. Genellemeler yoluyla çıkarımlarda bulunmak aklın ve bilimin görevidir.
Bilim, ilk önce olguları kavrar. Sonra tanımlar ve sınıflandırır, betimler. Bu aşamalar-dan sonra olgular arasında nedensellik ilişkisi kurar. Gözlem yapar, sonuçlarını değerlendirir ve açıklar. Üçüncü aşamada ise ortaya çıkarılan ilişkilerin genellemesini yapar. Yasalarını ortaya koyar. Kuramlarını belirler ve öngörülerde bulunulur. Neden sonuç ilişkisi doğru kurulmadığında bilim, hata yapar.
Aynı koşullar altında herkesin aynı gözlemi yapması gereklidir. Aksi halde bir gözlemden söz etmek mümkün değildir. Sübjektif değerlendir-meler, gözlem olarak ileri sürüldüğünde mutlaka sonuç, hatalı olacaktır. Hatalı gözlemle, hatalı genellemelere varılır ki, bilimin ters yüz edilmesidir.    
*** 
Çalıştay'da, fındık bahçelerinin gençleş-tirilmesi ve yeniden dikim yapılması gerektiği sonucuna varıldığı öğrenilmiştir. Bu sonuç fındığı, fındık tarımını hiç bilmeyen birilerinin varabileceği, bilimle uzaktan yakından ilişkisi olmayanların dile getirebileceği önermedir.    
Kuşkusuz, fındık tarımını ve verimini etkileyen çok sayıda koşul vardır. Bağımsız değişkenleri görmeden algılamadan, bağımlı değişkenleri bağımsız değişken varsayımı ile yol almaya çalışırsanız, ancak çarşafa dolanırsınız! Her şeyden önce toprağın kalitesinin bağımsız değişken olarak ele alınması gereklidir. Yalnız toprak kalitesinin iyileştirilmesi yetmez. Fındık bahçelerindeki verim düşüklüğünün nedenini tek başına fındık dallarının bakımsızlığına ya da gübre atılmamasına bağlamak yahut fındık cinsinde olduğunu ileri sürmek, ahmaklık düzeyinde bilim dışılığın, cahilliğin göstergesidir. Toprağın etkisi ortadan kaldırılmadan budamanın etkisi sağlıklı ölçülebilir mi?  Budamanın etkisi yok edilmeden fındık cinsinin etkisinden söz edilebilir mi? Bu sorular ve etkiler birçok faktör açısından artırılabilir.  
Fındık bahçelerinin gençleştirilmesinden ve yeniden dikilmesinden söz edilmesi ahmaklıktan daha derin bir sorundur. Hemen söylemeliyim: Fındık bahçelerinde 20-25 yaşından daha fazla yaşlı dal yoktur. Budama başarısı tartışılabilir, ama bahçelerde yaşlı dal kalamaz, kalmaz. En cahil üretici bile bahçesinde 20-25 yaşından daha yaşlı dal bırakmaz. Hiç fındık bahçesine girmeyenlerin, fındık bahçesinin önünden bile geçmeyenlerin gençleştirmeden söz etmesi kabul edilemez bir yanlışlıktır. 
Bahçelerin dikim yaşı gözetilerek 200 yaşında olduğu dile getirilmesi de vahim bir yanlışlıktır. 1960 yılında, 1970 yılında, 1980, 1990 yılında bu bahçelerin dikim yaşları 200 ve üzerinde değil miydi? Dikim yaşı ile dal yaşının ayrımını yapamayanlar, üreticiye akıl veremez. 
Yeniden dikim yapılması gerektiği tezleri öne sürülüyor. Arazinin eğimi gözetilmeden, yeniden dikim yapılabilir mi?  Giresun kalitesi fındığın kültür varlığı olduğu gözetilmeden yeniden dikim önerilebilir mi?   Erozyonun, yüksek eğimlerde verimli toprak bırakmayacağını gözetmeden yeniden dikimden söz edilebilir mi?  Toprağın organik madde eksikliği giderilmeden, bu değişkenin etkisi giderilmeden yeniden dikimden söz etmenin arkasında başka bir niyet olduğu kuşkusu doğmaz mı? Vahşi gübrelemenin toprağı çoraklaştırmasının etkisi giderilmeden neden yeniden dikimden söz ediyorsunuz?
Bu soruların sayısı artırılabilir. Bağımsız değişkenler tespit edilmeden, bağımlı değişkenler bağımsız değişken olduğu var sayımı ile yol almaya kalkarsanız, gözü bağlı su çekenler gibi aynı yerde dolanıp durursunuz!        
*** 
Üretici, geçimini sağlayacağını anladığında bahçesinin bakımını yapar. Üretici, gelir elde edebileceğini anladığında bahçe işlerini, bahçelemesini, budamasını, gübrelemesini, iyileştirmesini yapar. Üreticiye akıl vermeyi bırakarak, ihracatçının hangi hataları yaptığının analizlerini yapın! Fındık fiyatını istikrarlı duruma getirin. Bir sene 1,5-2 Dolara aldığınız fındığı, ertesi sene 8-10 Dolardan, akabinde 1,5-2 Dolardan almaktan vazgeçin. Kabuklu fındık fiyatını 4 Dolar olarak açıklayın. (+)(-) %5 bandında yani,  3,80 ilâ 4,20 Dolar arasında fındığı satın alacağınızı hem üreticiye hem de dış piyasaya ilan edin. Aksi halde, ülkemiz 3 milyar Dolarlık fındık ihracatını rüyasında bile göremez. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Zafer Türüdü Zafer Türüdü 26.04.2019 15:08

Yeniden dikim konusu bir süredir konuşuluyor.Bunun gerkli olup olmadığı konusu hala netlik kazanmadı.Tarım kredi kooperatifleri ile köylü arasında yeterli bir iletişim ve işbirliği yok. Devlet fındıkçını sorunlarıyla ilgilenmiyor , köylüyü bilgilendirmiyor.Son yıllarda üreticinin başını bir hayli ağrıtan küf hastalığıyla ilgili kimse ne yapacağını bilmiyor.

yukarı çık