• 24 Ağustos 2017, Perşembe 10:07
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Çocuk ve Kooperatif
 Serbest çalışanların gelirlerini artırma imkânı bulunmaktadır. Ücretli çalışanların ise böyle bir şansı yoktur. Kamu görevlisinin pazarlık yapması mümkün değildir. Memur sendikalarının ücret için pazarlık yaptığı söylense de hiçbir gerçekçi yönü bulunmamaktadır. Bağımlı çalışanların ücret pazarlığı yapması, ücretlerinin sınırsız artması gibi bir hayal içine girmeleri mümkün değildir. Patron veya hükümet ne verirse buna razı olmak zorundadır. Uluslararası rekabetin yarattığı olumsuzluğun etkisi ile birlikte özellikle katma değeri az işlerde asgari ücret ile çalışan sayısı oldukça fazladır.
***
Herkesin dile getirdiği gibi yaşamın gerçeği olarak aile, her şeyin temelidir. Ailenin tutkalı, kalıcılığını sağlayan da çocuktur. Çocuğun olduğu yerde oyun ve eğlence olur. Çocuğun varlığı, şen ve mutlu olmak demektir. Çocuk sevgidir, güzelliktir, bahtiyarlıktır.
En az üç kuşağın bulunduğu geniş bir ailenin içinde ana babanın çocuğun bakımı ile ilgili bir telaşa düşmesi mümkün değildir. Geniş ailenin içinde çocuk güvensizlik duygusu içinde yetişmez. Geniş ailenin içinde yetişse dahi çocuğun sosyalleşmesi için kreşe, yuvaya gitmesi ve okul öncesi eğitim alması da beklenir. Kaldı ki, çekirdek aile için kreş, yuva ve okul öncesi eğitim zorunlu gibidir.
***
Önceden belirtmiştim. Kooperatifler, araçtır. Kooperatiflerin faaliyet alanı ile ilgili kısıtlama bulunmamaktadır. Yaşamımızda bulunmayan bir kooperatif türü, uygulamaya konulabilir. İhtiyaca göre yeni türler oluşturulabilir. Kooperatifin amacı, ilkeleri önceden belirlenmelidir. Ortaklarının homojenliğinin sağlanması iyi bir planlama gereklidir. Ortaklarının, yöneticilerinin çalışanlarının eğitilmesi gibi hususlar dikkatle düşünülmelidir. Sermaye yapısı da amaca uygun olarak yeterli olarak sağlandığında başarı kaçınılmazdır. İnsanların gönüllü olarak işe koyulması ise işin başlangıç noktasıdır. Doğru oluşturulmuş bir organizasyon, başarının bir başka ayağıdır. Yedi kişi, kooperatif kurarak, deyim yerinde ise “ağıla girecek
koyunların” hesabını yapmadıkları takdirde katılımcı ve demokratik yaşamın ön koşulu da sağlanmış olacaktır. Bunların üzerine yerel yönetimlerin önderliği de beklenmelidir. Gökyüzünün tapusunu parayla dağıtmaktan başka görevleri olduğunu anımsadıklarında, yerel yönetimlerin başkan ve meclis üyeleri toplumun kalkınmasını, refahını ve yaşam kalitesinin artırılmasını sağlayabilir.
***
Yerel yönetimler, beldelerindeki 0-6 yaş arasındaki çocukların sayısını tespit ederek işe başlayabilir. Mahalle bazında ve ulaşım şartlarına bağlı olarak kreş, yuva ve okul öncesi eğitim kooperatifleri kurabilir. Önderlik edebilir. Ortak olabilir. Uygun yerler sağlayabilir. Ulaşım açısından uygun mesafede ve ölçekte, işletmecilik açısından uygun sayıda çocuğun barınabileceği kreş, yuva ve okul öncesi eğitim kooperatifinde ihtiyaç sahiplerini bir araya getirebilir. Bu kooperatiflerin yönetimini çocuk sahiplerine bırakabilir. Gelir ve gider planlamasını da katılımcı ve demokratik biçimde çözebilir. Bu yolla belediyeler, kreşlerin yönetilmesi yükünden kurtulurken kooperatifin ortakları daha az maliyetle kreş, yuva hizmetine kavuşabilir.
Yerel yönetimler, belde sakinlerinin gelirlerini artıramayabilir, fakat giderlerini doğrudan azaltabilir. Toplumun temeli olan ailenin korunmasına katkı sağlayabilir. Ailelerin kreş ve benzeri giderlerinin azalması için koşulları sağlayabilir. Belediyeler, özellikle dar gelirli ve/veya asgari ücretle çalışan kişilere önemli ölçüde bir katkı ve moral destek verebilir. Okul öncesi çağındakilerin ihtiyaç duyacağı kreş, yuva kooperatifine ortak olan ebeveyn, ihtiyacı bitince ortaklıktan çıkarak veya ihtiyacı olana devir ederek, akışkanlığı sağlayabilir.
11 Mayıs 2013 tarihinde Yayed’in düzenlediği Toplumcu Belediyecilik Ulusal Forumu’nda da sözünü etmiştim. Yerel yönetimler kreş, yuva ve okul öncesi eğitim ile ilgili kooperatiflerin kuruluşuna önderlik etmelidir.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık