• 16 Ocak 2019, Çarşamba 17:33
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Çiftçinin, Ziraatı Var mı?!

Ağlamak, iyi bir şeydir!  İnsan, üzüldüğünde ağlar. Acı hissettiğinde ağlar. Sevinçten ağlar. Kızgınlıktan ağlar. Hırsını alamadığı için ağlar. İnsanlar, sesli ağlar. Sessiz ağlar. Ama ağlar. Ağlar, ağlar… Ağlamak doğaldır ve güzeldir! Güzel olduğu kadar insanidir de. 
Ağlarmış gibi yapmak, güzel olabilir mi? Ağlar gibi görünmenin içinde biraz kandırmaca, biraz sahtekarlık yok mudur? Gerçekte ağlamadığı, duygularının boşalmasını yaşamadığı halde dışarıya karşı ağlarmış havasında olmak ne demektir?    
***  
Ortaokulda ya da lisede fizik derslerinde okuduğumuzu anımsıyorum. Siz de anımsarsınız. Moment konusu! Öğrendiğimiz dersler, yaşamımızın içinde sürekli ve etkili olarak vardır. Orta öğretim düzeyinde fizik okuduğumuz için fizikçi; matematik  okuduğumuz için matematikçi; tarih okuduğumuz için tarihçi; psikoloji okuduğumuz için psikolog olamayacağımız aşikardır. Lakin, bu derslerin tümünün yaşam içinde uygulamalarını görürüz, yaparız, yaşarız. Belki farkında değiliz, ama sosyal hayat içinde de uygulamaları görürüz, yaparız, yaşarız. Kanımca moment konusu da böyledir. Bir kapıya, bir güç verdiğiniz yere, noktaya göre gücün niceliği değişir. Demem o ki, kapının açma kolu tarafından çok az bir güç verilerek açılması mümkünken kapının menteşelerinin bulunduğu yere yakın bir noktadan kapıyı açmak için çok büyük güç vermek gerekir.       
***
Sonradan bu vasfını yitirmesine karşın bir kooperatifler bankası olarak yaşama başladığı için ilgi alanıma girmektedir. Bankanın internet sitesinde “Bankamız Tarihinin Kilometre Taşları” başlıklı bir grafik çalışması var. Memleket Sandıklarının kuruluşunu, kendi kuruluş tarihi olarak kabul ederek 1863 tarihinden bu güne kadar kilometre taşları dizilmiş. Kilometre taşlarının içinde 2000 yılında anonim şirket olarak  faaliyetine devam edeceğini ve özelleştirmeye hazırlanacağını düzenleyen 4603 sayılı Kanunu sayarken 1937 yılında yürürlüğe giren 3202 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesini  kilometre taşı olarak göremiştir. Belki de saklanmak istenmiştir! 2001 yılında kamu bankalarının yeniden yapılandırılması kapsamında büyük bir değişime girdiğinden söz ederken 1979 yılında 2227 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler ve reform görmezden gelinmiştir. Belki de görmezden gelinmemiştir, gözlerden ırak tutulmak istenmiştir! Kilometre taşlarının içinde çok sayıda genel müdürün ismi sayılmıştır. Lakin, 1979 yılında 2227 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinde çok büyük emeği geçen Genel Müdür Prof. Dr. Erdoğan Soral öğretmeninin ismi, kilometre taşına girememiştir! Belki de girmesi istenmemiştir! Bankanın, kooperatifler bankası olma vasfını yitirmesine neden olan 1983 yılında yürürlüğe giren 107 sayılı Kanun Hükmünde Kararname saklanarak kilometre taşı olamazken yurtdışı temsilciliklerin açılması taşlar arasında yerini almıştır! 1991 yılında 3743 sayılı Kanunla 107 sayılı KHK. yürürlükten kaldırılarak köylünün, çiftçinin ve üreticinin, kooperatiflerin bankası vasfı tamamen ortadan kaldırılması olayı gizlenirken, 2001 yılında “Operasyon ağırlıklı bankacılık anlayışına pazarlama nosyonu eklendi” açıklamasıyla yönetim anlayışı çiftçinin üzerine kocaman bir kaya olarak indirilmiştir! Bankanın, 2017 yılında Türkiye Varlık Fonuna alınması kilometre taşı değil midir? Neden gizlenmiştir? Kilometre taşlarındaki madalyonun önü ve arkası çok çok farklıdır!              
*** 
Önceki yazımda sözünü ettiğim bir vâveylâ vardı! Bankanın, spor kulüplerini borçlarını yeniden yapılandırılması konusunda bir çığlık, bir çığlık, sormayın gitsin!  Bankanın, Kanunu ortadan kaldırılırken ortada olma; bankanın, anonim şirkete dönüştürülmesi sırasında derin sessizliğe gömül, hatta bu dönüşümün planlayıcısı Kemal Derviş’ı partidaşın yap; bankanın varlık fonuna devredilmesine seyirci kal. Sonra da spor kulüplerinin borçlarının yeniden yapılandırılmasına çığlık at! Bankanın yönetimi basiretli bir tacir gibi davranması koşuluyla istediğine borç verir, istediğinin borçlarını yeniden yapılandırır. 
Fizikte, momentumun zaman ile ilişkisi var mıdır, bilmiyorum. Mutlaka, vardır! Zamanında küçük bir güçle açılabilecek kapı, bugün tonlarca güç de verseniz açılmaz, açılamaz, açamazsınız. Çığlık atıyormuş gibi yapmayın! Kimseyi kandırmayın, ağlarmış gibi yapmayın. Bırakın, çiftçimiz, kooperatiflerimiz sessizce ağlasın! 
Çözüm, nedir diye sormayın! Çözümsüz hiçbir şey yoktur! 
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ali kaya Ali kaya 17.01.2019 09:47

Sevgili komşum, yazını okudum. Aynen katılıyorum cok güzel ifade etmişsin. Anlayana sivrisinek saz anlamayana atom bombası bile az.Kalemine sağlık, iyi gumler

Ahmet Dursun Yılmaz Ahmet Dursun Yılmaz 22.01.2019 13:13

Ali bey, Güzel dilekleriniz için teşekkür ediyorum. Sevgiler, saygılar.

yukarı çık