• 21 Ağustos 2019, Çarşamba 16:58
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Bu İnatlaşma Neden, Hangisini Tercih Etmeliyiz ?

Fiskobirlik, yaklaşık 17 yıldır etkili ve yüklü miktarda alım yapamamaktadır. En son 2001-02 döneminde yüklü miktarda yaklaşık 130.000 ton ürün satın almıştır. Bu tarihten sonra yıllar içinde birkaç kez 50.000 ton civarında alım yapmış ise de piyasanın etkin bir oyuncusu olamamıştır. 2011-12 sezonunda yalnızca 54 ton ürün alarak, üretici ortakları ile bağının koptuğunu göstermiştir. Bu nedenle, yalnızca fizik varlık olarak yaşamını sürdürdüğünü söyleyebiliriz. 2000 ve 2001 yıllarında “Tarım Satışların Kapısına Kilit Vurulacak” diyerek, olacakları önceden söylemiştik. Ama inanan olmadı! 
Son bir iki yıldır alımlarında dikkati çeken bir artış ve hareket olsa da kayda değer bir yönü yoktur. Üretici ile bağının kopuk olduğunu göstermeye yetmektedir.      
***
Fındık alımlarında, güvenilir bir eksper olmak zorundadır. Fiskobirlik'in 2001 yılı ve öncesindeki alım ve ekspertiz politikasındaki güvenirlik çok yüksekti. Bu güven ilişkisi bir günde, bir yılda da oluşmamıştı. Üreticilerin sıkıntıları gözlemlerle, soruşturmalarla, raporlarla geliştirilmiş ve objektif kurallara bağlanmıştı. 
1938 yılından itibaren bu güven ilişkisi geliştirilmiş, özellikle destekleme alımlarının başladığı 1964 yılından itibaren yoğunlaşmıştır. Üretici ile eksperin, ambar memurunun, hatta hamalların katıldığı kavgaların, yaralanmaların yaşandığı, bıçakların, silahların konuştuğu ortamdan sonra şikâyetler dikkate alınarak güven sağlanmıştır. Alım sırasında tam sayım olarak tüm üreticilerin ürünlerinin randıman numunesi alınır ve eksperden sonra müfettişler tarafından randıman bakılırdı. Ekpertiz ile müfettiş tespiti arasında bir fark varsa eksper ile ilgili soruşturma, gerekirse kovuşturma, işten atılma işlemi yapılırdı. Müfettişler, alım döneminde her bir kooperatifte görevli olurdu, anında alım denetimi yapma yeteneğine sahiptiler. Kısacası, üreticinin kuruluşu olarak Fiskobirlik'in alım uygulamaları, güvenin en üst seviyede sağlandığı bir ortamın ifadesidir.  Bugün izlenebilirlik olarak tanımlanan uygulamanın 80 yıllık, böyle bir geçmişi vardır. 
***   
2006-07 üretim yılında Toprak Mahsulleri Ofisi, kamu adına müdahale alımı ile görevlendirilmiş ve bu görevi 3 yıl sürmüş ve bu sürede yaklaşık 700.000 ton ürün almıştır. Sonraki yıllarda müdahale alımı yapılmamış, Son iki yılda tekrar alım yapmaya başlamıştır.
Önceki dönemlerde yapılan alımlarla ilgili sorunları gündeme getirmesek de bugünkü sorunları dile getirmeliyiz. Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki, fındığın bir atığı yoktur. Kavurma sonucu atan zar, kakaolu ezmelere, nugalara dolgu ve renk malzemesi olurken, çürüğü de yağ olmaktadır.  Bu nedenle, TMO'nun alım politikasındaki kuralların sertliğinin maddi bir temeli yoktur. Olsa olsa hazine kaynaklarından yapılacak ödemenin azaltılması adına alırmış gibi yapma politikasından kaynaklandığını düşünmekteyiz. Üreticimiz, nemli fındık getiremeyeceğini, 40 randıman fındığı satamayacağını çok iyi bilir, ancak fındığın içinde cins farkı yönünden konulan kurallar çok serttir. Bu konunun ayrıntılarına girmeye gerek yoktur, ama bölgeye göre uygulama farklılıkları olduğunu, cins tanımlarının da standart olmadığını ifade etmek yeterli olacaktır. 
Öte yandan konulan kotalar, gerçekçi değildir. Fındık fiyatı 17,- TL/Kg. olarak açıklanırken 2,- TL/Kg. destek parasının da olduğu, böylece fındığın 19,- TL/Kg. olarak değerlendirildiği dikkate alındığında dönümden 100 Kg. verim alınacağı varsayılmıştır. Buna karşılık TMO'nun dönüm başına ilçelere göre 54, 65, 70, 75, 80 Kg. verim hesaplamasının çelişkisi izah edilemez. Özetle, 100 Kg/Da. altındaki kotaların tümünün iptal edilmesi, hepsinin en az 100 Kg/Da. olarak ilan edilmesi gerekiyor. Hem dönüm parasının reklamını yaparak kilo başına 2,- TL destek verdiğinizi ilan edeceksiniz, hem de satın alma aşamasında sizin bu kadar fındığınız olamaz, diyeceksiniz. Bu olur mu?
TMO'nun uygulamalarına ilişkin daha fazla açıklama ve eleştiri yapılması mümkün ise de gerek yoktur. 
***   
Bu açıklama ve eleştiriden sonra somut önerilerimizi sunmak istiyorum: Derhal, hemen, şimdi kotalar düzeltilmeli, 100 Kg/Da'ın altında kota olmamalı, fındık cinslerine ilişkin oranlar iyileştirilmelidir. Alırmış gibi yapma politikası yerine gerçekten alım yapılmalıdır. İzlenebilirliğin sağlanması adına tüm alımların numuneleri alınarak, bağımsız bir kontrol ekibi tarafından denetlenmelidir. Tüm alım yerlerinden kamera kaydı alınarak tartı, fire ve randıman işlemlerinin görsel denetimi sağlanmalıdır.
Her ne kadar TMO görevlendirilmiş olsa da 2019 yılı için gerçekleştirmeye çalışılarak Fiskobirlik, acilen göreve çağrılmalıdır. Tarım satış kooperatiflerinin kara delik olduğu iddiası ile alımlar ile görevlendirilmesinden vazgeçilmesinden sonra aynı görevin TMO'ya verilmesinin hiçbir kabul edilebilir yanı yoktur. TMO'nun doğrudan ihracat yapmadığı, Fiskobirlik'in 1938 yılından 2000'li yılların başına kadar ihracat yaptığı göz önüne alındığında kamu zararının oluşmayacağı açıktır. Her ne kadar 17 yıllık personel ve insan birikiminin çok büyük oranda kayıp olduğunu bilsek de Fiskobirlik'in hazine kaynakları ile alım yapması ve ihracat yapması daha doğru olacaktır. Ulusal çıkarların korunması açısından TMO yerine Fiskobirlik görevlendirilmelidir. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık