• 02 Ağustos 2018, Perşembe 9:13
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Birileri, Bizi Kandırıyor !
 Üç beş sene, belki yedi on sene önceydi, tam tarihini anımsamıyorum. Bankanın tabelalarından “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresinin çıkarılmasına tepkiler gelmişti. Bu tepkileri, çok komik bulmuştum. Komik demek doğru değil, trajikomikti. Acı, acı gülmüştüm. Sonraki yıllarda Banka, varlık fonuna devrilmişti. Yine benzeri tepkiler gelmişti. Yine, acı acı gülme noktasındaydım. Zamanında ve ölçüsünde verilmeyen tepkinin hiçbir önemi yoktu. Deyim yerindeyse, “Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye” noktasındaydık. Tepkinin zamansızlığını, zamanın geçtiğini dile getiren, geç kalındığını gösteren başka deyimler, atasözleri de vardır, muhakkak!
***
Önceki yazımda, sandıklardan bankaya dönüşen süreci anlatmıştım. 1863 yılında kurulan Memleket Sandığı, T.C. Ziraat Bankasının temelini oluşturmuştu. Kurulup faaliyet gösterdikleri yerlerde köylünün, çiftçinin Memleket Sandıklarından kredi alarak üretimlerini gerçekleştirme imkânı oluşturulmuştu. Sandıklar, köylünün, tefecilerin elinden kurtulmasının aracı olmuştu.
Sandıkları bir tür kooperatifleşmedir. Kooperatifler gibi sandıklar da yardımlaşma ve dayanışma içinde tasarruf yapma, tasarruf yapanlarla krediye ihtiyacı olanların bir araya gelmesi organizasyonudur.
1863 yılında ilk Memleket Sandığı kurulmasından sonra ilerleyen yıllarda sayısının hızla artmıştı. Süreç, Memleket Sandıklarının, Menafi Sandıklarına dönüşmesi ve ardından Ziraat Bankasına dönüşmesiyle devam etmişti. 1937 yılında kabul edilen 3202 sayılı Kanunla “Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası” olmuştu. Yasayla, “Ziraat Bankası” olan unvanına “Türkiye Cumhuriyeti” eklenerek, hem kooperatif bankası olduğu, hem de ülkenin, Cumhuriyetin bankası olduğu tescillenmişti.
3202 sayılı Kanunda, T.C. Ziraat Bankasının, günü koşullarına uygun biçimde bir kooperatifler bankası olduğunu gösteren birçok hüküm bulunmaktaydı. Ayrıntıları, bu makalenin boyutunu aşacağı için girmeye gerek yok.
3202 sayılı Kanun, 1983 tarihli 107 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmıştı. 107 sayılı KHK. ise 1991 tarihinde 3743 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştı. Banka, bu tarihten sonra Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösterme durumunda kalmıştı. Yani, genel hükümlere göre faaliyet gösterir olmuştu.
Yasası yürürlükte iken bir kooperatifler bankası niteliği göstermekteydi. Yasa ile verilen görevler olağanüstü nitelikteydi. Hem ülkemizin kalkınması, hem de köylünün kalkınması hedeflenmişti. Ülkenin ve köylünün kalkınmasında araç olarak da kooperatifler, öngörülmüştü. Kooperatiflerin gelişmesi ve organizasyonu ile denetimi de Bankaya verilmişti.
***
Deyim yerindeyse 3202 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılmasıyla köylünün, üreticinin, çiftçinin elinden bankası alınmıştı. Bu somut duruma ilişkin çok şeyler söylenebilir. Ancak bir faydası olur mu, bilmiyorum? 3202 sayılı Kanun, 1937 tarihinde kabul edilmişti. 107 sayılı KHK.'de 1983 tarihinde kabul edilmişti. 3202 sayılı kanun, 1979 yılında önemli bir değişiklik geçirmiş ve kooperatifler bankası niteliğini, daha ileri taşımıştı. Özcesi, 3202 sayılı kanun, yaklaşık 46 yılı uygulanmıştı. 107 sayılı KHK. ile bankanın tarımsal kredilerle ve kooperatiflerle ilgisi ve görevi devam etmekle birlikte kooperatif bankası vasfı bozulmuştu. Bu tarihte, unvana ilişkin bir değişiklik olmamıştı. 1991 tarihli 3743 sayılı kanunla 107 sayılı KHK. yürürlükten kaldırılmıştı. Dolayısıyla unvanın, özel yasa ile oluşturulan dayanağı, bu tarihten sonra yoktu. Unvan, Türk Ticaret Kanunun hükümlerine tabi olmuştu. İşte bu tarihte, hem kooperatifler bankası niteliğinin hem de unvanda yer alan “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresinin kaldırılmasının yolu açılmıştı. 1991 yılında tepki göstermedikten sonra 2010 yılında tepki göstersen ne olur, göstermesen ne olur! Gerek 1983, gerek 1991 yılında toplumsal bir muhalefet geliştirilememişti. Kısacası, 30-35 yıllık süreç, yavaş yavaş, hissettirmeden, acıtmadan teslim alınması sürecidir!
***
1983 yılında, 1991 yılında gösterilmeyen tepki, neden 2010'lu yıllarda gösterilmiştir, anlaşılır gibi değildir! Bana, trajikomik geldi, demiştim. Haksız mıyım?
1983 tarihindeki değişikleri görmeden, 1991 yılındaki ortadan kaldırmayı görmeden 2010'lu yıllarda yapılan değişikliklere, devirlere tepki gösterene, yalnızca “Sür eşeği, Niğde'ye” denir! Unvandan Türkiye Cumhuriyeti'nin kaldırılmasının yolu 1983 yılında, 1991 yılında açılmıştır. 30-35 yıldır sürekli biçimde elimizden kaydığını, sistemin aşındırıldığını görmeden “Kooperatifler bankası kurulmalıdır.” demek, bilgisizlik ve algı eksikliğinin yanında “ahmaklık” düzeyidir!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık