• 13 Temmuz 2017, Perşembe 9:25
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

BAKKALLARIN HEDEFİNDEKİ TÜKETİM KOOPERATİFLERİ
 Ülkemizde esnafların, özellikle bakkalların en çok şikâyet konularının başında kamu işyerlerinde faaliyet gösteren tüketim kooperatifleri gelir. Kira, elektrik ve su gibi maliyetleri olmadığı için rekabet edemedikleri yönündeki itirazları yüksek sesle çıkar. Bu gerekçeler somut bir gerçeklik olsa bile rekabet açısından kooperatiflerin rakip olarak görülmesi, körün file dokunarak yorum yapmasına benzer. Perakende pazarında toplam cironun paylaşımında tüketim kooperatiflerinin payı çok düşüktür. Son 25-30 yıllık süreçte süpermarket, hipermarket zincirlerinin sayısal artışı, başta bakkallar olmak üzere birçok esnafın işyerini kapatmasına neden olmuştur, olmaktadır. Süpermarketler, bakkalları olumsuz etkilediği gibi tüketim kooperatiflerini de bitirme noktasına getirmiştir. Süpermarket sayılarının artışı, cirolarının payı ve ciroya bağlı olarak satın alma maliyet avantajı, kredi kartlarının komisyon maliyetinin yok denecek kadar az olmasının oluşturduğu avantajlar, esnafın rekabet etme şansını tümüyle ortadan kaldırmaktadır. Buna rağmen bakkalların rekabet alanı olarak tüketim kooperatiflerini seçmesi, aymazlık değilse, nedir?
***
Atatürk, ve İnönü, Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifine bir ve iki numaralı kurucu ortak olmuştur. Bu kooperatif, Atatürk'ün öncülüğü ve desteği ile 1925 yılında kurulmuştur. Dönemin zor koşulları içinde memurlara ikramiye verilerek, kooperatifin sermayesi sağlanmıştır. 1980'li yıllara kadar yaşayan bu kooperatifin günümüzde faaliyetini sürdürüp sürdürmediğini bilmiyorum.
Dünyada birçok ülkede tüketim kooperatifleri gerek ortak sayısı ve sermaye varlığı, gerekse cirosu yönünden önemli büyüklüklere sahiptir. Ancak, ülkemizde tüketim kooperatifçiliği başarısızdır. Kooperatifçilik ilkeleri ile ölçümleme yaptığımızda başarısızlığın daha da vahim olduğunu söylemek mümkündür.
***
Kooperatifçilik ilkelerini anımsatayım: 1- Ortakların katılımı, 2- Demokratik yönetim, 3- Mali yapı, 4- Eğitim, 5- Kooperatifler arası işbirliği, 7- Özerklik, 8- Toplumsallıktır.
1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 8 ve 10. maddesinde ortakların katılımı, diğer bir deyişle açık kapı ilkesi; 38. maddesinde mali yapı ilkesi, diğer bir değişle sermayeye sınırlı faiz verilmesi ilkesi ve risturn ilkesi; 23, 26 ve 48. maddesinde demokratik yönetim ilkesi düzenlenmiştir. 70 ilâ 80. maddelerinde kooperatifler arası işbirliği ilkesi yer almıştır. Kısacası, 1163 sayılı Yasanın, ilk bakışta kooperatifçilik ilkelerini benimsediğini söylemek olanaklıdır. Fakat, eğitim ilkesi, kooperatifler arası işbirliği ilkesi ve toplumsallık ilkesini barındırmamaktadır. Son zamanlarda yapılan değişikliklerin sonucuna var olan ilkelerin uygulanabilmesi de mümkün değildir.
Bununla birlikte kooperatifçilik ilkeleri bağlamında tüketim kooperatiflerine ölçümleme yaptığımızda hiçbirinin ilkelere uyduğu söylenemez. Dolayısıyla ülkemizdeki tüketim kooperatiflerini, kooperatif olarak sayma şansına sahip değiliz. İlkelere uymayan kooperatifleri, kooperatif olarak saydığımızda yalnızca günümüzde var olan başarısız sonucu görürüz. Ve ülkesinde kooperatif olan Migros'a alışverişe gitmeyi övünç vesilesi yapmayı matah bir şey sanırız.
***
Gerek yasal yetersizlik, gerekse toplumsal duyarsızlık, bilgisizlik, çaresizlik ve örgütsüzlük nedeniyle tüketim kooperatifleri başarısızdır. Almanya, Hollanda, İspanya, Japonya, İsviçre gibi ülkelerde başarılı olmuş tüketim kooperatiflerini, bu kooperatiflerin ülkemize gelerek anonim şirket gibi faaliyet gösterdiğini gördükçe hayıflanmamak ve Atatürk'ün öngörüsüne hayran olmamak elde değil.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık