• 21 Haziran 2018, Perşembe 9:20
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Açık Olmayan Var mı? Kim Değil!
Bir vatsap grubuna dahil edilmişim. Geçenlerde bir mesaj geldi. “Kooperatifçilik öylesine suiistimale açıktır ki…” diye başlayan bir varsayımı vardı. Yazının devamında kooperatifçilik ile ilgili düşüncenin ve temel varsayımın konut yapı kooperatifi ile ilgili olduğunu anladım. Yazılarımı izleyenler bilirler. Kooperatif ve kooperatifçilik üzerine çok yazdım, yazmaktayım. “Konut Yapı Kooperatifleri, Kooperatif mi?” başlıklı bir yazımda konut yapı kooperatiflerinin, kooperatif niteliği taşımadığını da anlatmıştım. Evet, konut yapı kooperatifleri, kooperatif değildir, ama kooperatifçilik öylesine suiistimale açıktır varsayımı da çok çok yanlıştır.  
***  
İnşaat sektöründe yapıla gelen yolsuzluk ve suiistimali anlatmaya sayfalar yetmez. Nakliye suiistimalleri ile taşınmayan malzemenin, hafriyatın bedeli ödenmiyor mu? Ya da kısa mesafeye taşındığı halde uzun mesafe bedeli üzerinden hak ediş düzenlenmiyor mu? Yol kodları üzerinde sayısız yolsuzluk yapılmıyor mu? Yapılmayan işin, kazılmayan hafriyatın parası ödenmiyor mu?  İnşaat pozları üzerinden sayısız yolsuzluk yapılmıyor mu?    
***  
Bankacılık ve finans sektöründeki yolsuzluk ve suiistimalleri anlatmaya kitaplar yetmez. Her yıl banka şubelerinin neden yenilendiğini düşünüyorsunuz? Bu yenileme giderlerinin masum olduğunu mu düşünüyorsunuz? Neden, kayıt dışını besleyen en önemli sektörün bankacılık ve finans sektörü olabileceğini aklınıza getirmiyorsunuz?  
***   
İletişim sektöründeki yolsuzluk ve suiistimali kavrayacak uzman bulmak bile çok zor. Uzman bulunsa bile tespit etmesine, edilmesine izin verirler mi? Telefon şirketlerinin bayileri ile ilişkisini hiç incelediniz mi? Neden personel bordolarının merkezden düzenlediğini, tüm gelirlerinin ve giderlerinin merkez tarafından hesaplandığını biliyor musunuz? Bayii işyerinin yenileme giderlerinin neden merkez tarafından yapıldığını, bayiye borç kaydedilerek, aylık olarak kesildiğini anlayabiliyor musunuz? Bayiinin hak edişinden neden bloke yapıldığını anlayabilir misiniz? Bayii, merkez ilişkisinde KDV hesabının nasıl yapıldığını bilen var mı?     
***  
Sağlık sektörü farklı mı? Hastadan para alanlar, aynı zamanda sosyal güvenlik kurumundan almıyor mu? Hastada kullanılmayan malzeme ve benzerlerinin parası, sosyal güvenlik kurumundan tahsil edilmiyor mu? Hastanelerde yenen yemek sayısı ile faturadaki yemek sayısının aynı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Gerekmediği halde yapılan ameliyatlar suiistimal değil mi? Bıçak parası, ne ola ki? Gerekmediği halde katarakt ameliyatı yapılması suiistimal değil mi? Bunlarla ilgili haberleri okumadınız mı? Dinlemediniz mi?   
***  
Aile şirketlerinde yolsuzluk, suiistimal yok mu sanıyorsunuz? Özel giderlerin, şirket giderlerine kaydedildiğini hiç mi duymadınız? Malın satın alma faturasının şişirildiğini, aradaki farkın özel hesaplara aktarıldığını da bilmiyorsunuz? Satılan malın bir kısmının faturasız verildiğini de bilmiyor musunuz?  
***  
Eğitim ve öğretim hizmetleri suiistimale açık değil mi? Okul Aile Birliğinde toplanan gelirler nerelere gitmektedir? Şimdi var mı bilmiyorum, ama dergi kitap dağıtıcıları okul yönetimleri lehine %50-70 oranında indirim yapmaktadır? Kazıkladıkları, öğrencileri ve velileri değil mi? Dergi paralarının bir kısmı nerelere gitmektedir? Öğretmenlere verilmeye çalışılan öğretmen günü, yılbaşı, bayram, anneler günü, babalar günü hediyeleri, ne ola ki?  
***  
Yerel yönetimlerdeki yolsuzluk ve suiistimali bilmeyen var mı? Yargıya güvensizliğin temelinde ne yatmaktadır? Kamu kurumları masum sayılabilir mi?Ayrıntılarına hiç gerek yok. 
***  
Anılar, yaşlanmanın bir göstergesidir. Gençlikte anı biriktirdiğimizi fark etmeyiz bile. Sevgili kardeşimizin kooperatifçilik öylesine suiistimale açık olduğunu söylemesi bir anımın göz önüme gelmesine neden oldu. 
1989-1990 yılları arasında İzmir ilinde bir konut yapı kooperatifini denetlemekteydim. Bir süre geçtikten sonra yöneticilerin bir misafiri gelmişti. Bizi tanıştırıp sohbete  başlayınca “Kooperatiflerde yolsuzluk çok değil mi” diye sormuştu. Ben de cevaben “Aynen ülkemiz gibi, Türkiye'de olduğu kadar. Ne bir gram fazla, ne de bir gram eksik.” demiştim. Bugünde aynı düşüncemi muhafaza ediyorum. Bu güne değin bu düşüncemi değiştirecek bir tane olumlu değişim göremedim. Evet, konut yapı kooperatifleri, nitelik olarak kooperatif sayılmaz. Ancak, suçlu kooperatifçilik değildir. Türkiye, ülkemiz ve sen, ben, biz, hepimiz dahil insanlarıdır. İki yüzlülüğümüzdür, çifte standardımızdır, bilgisizliğimizdir. Bilginin olduğu yer yolsuzluk ve suiistimal olmaz, olamaz.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık