Son dakika haberi bulunmamaktadır.   İletişim    Künye  
Yeşilgiresun Gazetesi
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

KARADENİZ HAVZASI VE ENERJİ ULAŞIMI

Okunma  Yazar : Göktürk Tüysüzoğlu
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 181
Tarih  Tarih : 05 Şubat 2010, 11:52

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bugüne kadar çoğunlukla Türk-Rus Rekabeti ile akıllara kazınmış olan Karadeniz Havzası'nda bundan sonraki dönemde başka türlü bir rekabet hüküm sürecekmiş gibi görünüyor. İlkçağlardan bu yana önemli medeniyetlerin buluşma noktası olmuş olan ve Avrupa ile Asya'nın birbirine en çok yaklaştığı bölge özelliğine de haiz olan bu bölge, Osmanlı döneminde Rusların sıcak denizlere inme politikasının bir sac ayağını oluşturmuş, I. ve II.Dünya Savaşları'nda da Türkler ile Ruslar arasında çok kanlı muharebelere sahne olmuştur. Kapalı bir deniz özelliği göstermesine rağmen Balkanlar, Kafkasya, Kırım, Rusya, Türkiye gibi bölgelere kıyısı bulunan Karadeniz önümüzdeki dönemde çok daha farklı bir konu ile gündeme gelecekmiş gibi görünüyor. Üstelik, bu defa Türkiye ile Rusya arasında büyük bir çatışmayı beraberinde getirmeyecek, bunun yerine büyük bir işbirliğini ortaya koyacak bir gelişme olması muhtemel olan mevzunun özünü enerji kaynakları ve enerji güvenliği oluşturuyor.
Karadeniz Havzası bugünlerde uluslararası gündemin ön sıralarında önemli bir yer edinmiş durumda. Özellikle Türkiye-Rusya İlişkileri'ndeki ivmenin giderek artması, Gürcistan'dan bağımsızlığını kazanan iki küçük bölgenin Rusya ile ilişkileri ve Azerbaycan-Ermenistan İlişkileri'ndeki kritik dönemeç Karadeniz Havzası'nın bu kadar ön plana çıkmasının sebeplerini oluşturuyor. Buna ek olarak Balkanlar Coğrafyası'nda Romanya ve Bulgaristan'ın NATO Üyeliği ve topraklarında ABD Üsleri'ni barındıracak olmaları, Rusya ile ABD arasında bu bölgede çok ciddi bir nüfuz mücadelesinin ortaya çıkmasına neden oldu. Karadeniz'e kıyısı olmamasına rağmen (tıpkı Azerbaycan ve Ermenistan gibi) havzayı yakından ilgilendirmesi nedeniyle Kosova'nın bağımsızlığı ve Sırbistan'ın AB'ye yakınlaşması da dikkate alınması gereken konular olarak ön plana çıkıyor.
Tüm bu siyasal gelişmelerin arkasında çok önemli bir konu bulunuyor. 21.yüzyılda dünya politikasına damgasını vurması beklenen bu çok önemli faktörün adı da enerji. Kuşkusuz, hepimiz farkındayız ki bu konu doğalgaz fiyatları nedeniyle Türk Halkı'nın da gündeminde önemli bir yer tutmaya başladı. Türkiye'nin kabaran enerji faturası ve bunun yanında gazetelerde, televizyonlarda sık sık karşımıza çıkan enerji projeleri ve enerji bakanlarının açıklamaları hepimizin bu konuya ilgi duymasını sağlıyor.
Bilindiği gibi fosil yakıtlar konusunda dünyanın en zengin coğrafyasına komşu olan bir ülkede yaşıyoruz. Üstelik, batımızda da bu fosil yakıtlara en çok ihtiyaç duyan coğrafya bulunuyor. Bahsettiğimiz coğrafyaların Ortadoğu ve Orta Asya ile Orta ve Batı Avrupa olduğunu anlamışsınızdır. Türkiye, her ne kadar zengin enerji kaynaklarına sahip olmasa da bu enerjinin her iki coğrafya arasında akışının sağlanması konusunda birincil derecede önem kazanmıştır. Fakat, Türkiye'nin önünde önemli güçlükler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri Rusya'nın enerji baronu olma iddiasını kimseye kaptırmak istememesi ve bu nedenle kendisinin olmadığı hiçbir projeye izin vermemesi, İran'ın uluslararası kamuoyu ile yaşadığı nükleer zıtlaşma, Irak'ın içinde bulunduğu kaotik durum, Hazar Denizi'ne komşu durumda olan ülkeler arasındaki karasuları sınırlandırılması sorunu, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ Problemi ve Ermenistan-Türkiye İlişkileri'nin bozuk olması ve Gürcistan-Rusya-Ukrayna üçgenindeki sorunlar, yine Çin'in artan enerji ihtiyacı ve Orta Asya enerji kaynaklarını kendisine çekmeye çalışmasıdır. Kuşkusuz, bu sorunların hepsinin kısa vadede çözülmesi mümkün görünmüyor. Fakat dikkatinizi çekmiştir, bugün bölgede yaşadığımız en önemli problemlerin hepsinin bir şekilde enerji ile alakası bulunmaktadır.
Türkiye, yıllar önce koyduğu 'enerji terminali' olma hedefine ulaşabilmek için tüm aktörlerle çalışmaya hazır bir tablo çizmektedir. ABD ve AB'nin geliştirdiği bir proje olan ve Türkiye'nin enerji güvenliği ve ulaştırması konusunda elini güçlendirecek NABUCCO konusuna destek vermesi, bunun yanında AB-ABD İttifakı'na rakip olan Rusya'nın ortaya koyduğu Güney Akım Projesi'nin de içinde bulunacak olması bu tabloyu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Türkiye, şu an için Karadeniz Havzası'nın en önemli enerji aktarım projelerinden biri olan Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve yine Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı Projeleri'ni gerçekleştirmiş durumdadır. Yine, Samsun-Ceyhan Boru Hattı ve Mavi Akım 2 Projesi de geçtiğimiz aylarda Rusya ile yapılan görüşmeler sonrasında gerçekleştirilme aşamasına getirilmiştir. Bu projelerle Anadolu Doğu-Batı ve Kuzey-Güney şeklinde enerji bölgelerine bölünmektedir. NABUCCO Projesi, yukarıda aktarmaya çalıştığım zorluklar nedeniyle 'resmen' başlatılmış olmasına rağmen, 'yeterli gaz' bulunamamış olması ve projede yer alacak kaynak ülkelerin belirlenememiş olması nedeniyle ilerleyememektedir. Bu projenin Azerbaycan-Gürcistan üzerinden mi, yoksa Güney Hazar-Türkiye hattı aracılığıyla mı gerçekleştirilebileceği henüz belirsizliğini korumaktadır. Bu nedenle, Türkiye bu sıkışıklığı aşabilmek için ABD'nin de tepkisini çekmesine rağmen Rusya ile Güney Akım Projesi konusunda anlaşmıştır. Rusya-Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan-İtalya üzerinden Avrupa'ya gaz sağlayacak olan ve Rusya'nın sorun yaşadığı Ukrayna'dan bağımsız bir enerji hattı oluşturacak olmasının yanı sıra Avrupa'nın enerji açığını kapatacak olan Güney Akım Projesi, Karadeniz'de Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölgesi'nden geçirilecektir. Bu da Türkiye'nin Karadeniz'i bir işbirliği alanı yapma hedefi ile uyumlu bir geleceğe işaret etmektedir.
Bu projelerin dışında Türkiye-Rusya arasında gelişen ticaret hacmi ve turizm, Karadeniz'in canlanmasına büyük katkıda bulunacaktır. Önümüzdeki dönemde Karadeniz'de daha çok turistik gemi ve ticaret gemisi görmememiz olasıdır. Kuşkusuz, bu ticaretin ve turistik imkanların tüm Karadeniz'e yayılması en büyük artı olacaktır.
Türkiye'nin Brezilyalı petrol şirketi Petrobras ile ortak başlattığı ve daha sonra ABD'li Exxon'un da %10 payla katıldığı petrol ve doğalgaz aramaları da başlamış durumdadır. Karadeniz'de çok büyük petrol ve doğalgaz rezervleri olduğu bilinmektedir ve önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte Türkiye'nin bu kaynaklara ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Tabii ki, bu durum ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını neredeyse sıfıra indirecektir ve ülkemizin esenliği için çok önemli bir projedir. Exxon'un %10 ile de olsa projeye katılması, petrol bulma olasılığının ne kadar yüksek olduğunu da gösteriyor olsa gerek. Üstelik, çıkacak petrol ve doğalgazın %50'si ülkemizin olacak. Kuşkusuz, daha fazlasını elde edebilmek gerek, fakat önce petrol ve doğalgaz şirketlerimizi ve teknolojimizi geliştirmemiz gerekiyor. Brezilya bu konuda bize örnek olmalı kanısındayım.
Önümüzdeki 15-20 yıl Karadeniz'de çok önemli gelişmelerin yaşanabileceği bir zaman dilimi olabilir. Bundan 20 yıl önce birbirleriyle kanlı bıçaklı olan Rusya ve ABD, Çin'e karşı bu bölgede stratejik işbirliğine de gidebilirler. Zaten, Atlantik İttifakı'nın Türkiye gibi önemli bir üyesini Rusya ile ilişkilerini geliştirmede bu kadar serbest bırakması ve Güney Akım Projesi'nde yer almasına izin vermesi, İtalya'nın da proje içindeki varlığı ile birleştirildiğinde simgesel bir değişikliğe işaret ediyor. Ülkemizin, bu döneme daha çok enerji mühendisi yetiştirerek, enerji arama imkanlarını geliştirerek ve Karadeniz konusunda çalışacak strateji kuruluşlarını harekete geçirerek hazırlanması gerekiyor.      25.01.2010

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

GALERİ

Ersen Konal Ersen Konal
ORDUSPOR MAÇINI UNUTTURUN !
Hasan Öğütçü Hasan Öğütçü
Şehrimiz böyle mi büyüyecek?
İ. Şefik Aydın İ. Şefik Aydın
HANEFİ AVCI'NIN KİTABI BİR ÇIĞLIKTIR!
Nihat Öztürk Nihat Öztürk
DOĞALGAZI ATLADILAR
Hayrettin Günay Hayrettin Günay
SARUGIZ TÜRKÜSÜ
Murat Bektaş Murat Bektaş
BALIK HAFIZASI
Kenan Özkaya Kenan Özkaya
GAZİ CADDESİ TAŞIT TRAFİĞİNE KAPATILSIN
Ahmet Gürsoy Ahmet Gürsoy
Hanefi Avcı, cemaatler, baronlar ve Haliç
Göktürk Tüysüzoğlu Göktürk Tüysüzoğlu
İSPANYA, TÜRKİYE İÇİN BİR EMSAL TEŞKİL EDEBİLİR Mİ?
Sedef Erol Sedef Erol
DERSİMİZ ATATÜRK (I)
Erol Konal Erol Konal
Bu, Sadece Bir Yazı Değildir
Seyfullah Çiçek Seyfullah Çiçek
47.GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYI ŞEHİTLİĞİ (5)
Taylan Gülertekin Taylan Gülertekin
Sahanın yıldızı taraftardı
Sertan Çamur Sertan Çamur
NE OYNUYORUZ BİZ ?
Yalçın Gülertekin Yalçın Gülertekin
Bileğimizin hakkı ile
Kemalettin K.Aslan Kemalettin K.Aslan
TURİZMİN KAYIPVE SAKLI KENTİ
Ayfer Kitapçı Ayfer Kitapçı
ARABESKİ BAŞIMIZA KİM MUSALLAT ETTİ !
Yerin Kulağı Var Yerin Kulağı Var
BULANCAKSPOR BİRLEŞMELİ Mİ?
Sabri Öztürk Sabri Öztürk
JAPONLAR GİRESUN'DA KARDEŞLERİNİ ARIYOR
Osman Kale Osman Kale
YENİ YÖNETİMDEN BEKLENTİLER
Ali Göreci Ali Göreci
SİSDAĞI
Cavit Özdemir Cavit Özdemir
VALİ VE BELEDİYE BAŞKANI DEVREYE GİRMELİ
Ertan Aksu Ertan Aksu
ŞİİR GECESİ ve ÖZEL İDARE
Kamil Patan Kamil Patan
YEREL SEÇİM ÜZERİNE YAZI-YORUM;
Nazmi Kal Nazmi Kal
ÖZÜR DİLEME (!) KAMPANYASI

ANKET

12 Eylül referandumda ne diyeceksiniz?




Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi