Son dakika haberi bulunmamaktadır.   İletişim    Künye  
Yeşilgiresun Gazetesi
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BIÇAĞIN KEMİĞE DAYANDIĞI YERDEYİZ

Okunma  Yazar : İ. Şefik Aydın
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 203
Tarih  Tarih : 21 Aralık 2009, 12:06

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bu iktidar döneminde TRT'ye bir şeyler oldu! Millî Devlet düşmanları, asker düşmanları baş tacı ediliyor! Programların muhtevasında da bunu açıkça görmek mümkün.   Tokat'ın Reşadiye ilçesinde PKK'lı katillerin hain pususunda şehit düşen 7 Mehmetçiğimizle ilgili haberlerde yapılan bazı yorumlar insanın kanını donduracak nitelikteydi.  Melih Aşık Milliyet'te, TRT I kanalında şehitlerimizle ilgili haberi okuyan spikerin  şu yorumu yaptığını yazmış: “Ergenekon sanığı Albay Dursun Çiçek'in de Reşadiyeli olması dikkat çekici ayrı bir husus!”
Biz de TRT 2'de tesadüfen seyrettiğimiz 'Medya Müfettişi' isimli bir programda, bayan TRT görevlisinin, karşısındaki 'uzman'la yaptığı söyleşide, Tokat Reşadiye'deki hain pusuda tıpkı Bingöl'de 33 askerimizin şehit edildiği olaydaki gibi karanlık noktalar olduğu izlenimi uyandıracak yorumlar yapmasına şaşkınlıka şahit olduk.
Şu koca devletin düşürüldüğü hâle bakın! Kahraman ordumuza çamur atmada birileri sanki bir yarış içindeler. Nerede ise terör örgütü aklanarak ordumuz töhmet altında bırakılmak isteniyor! Böyle şey olur mu?  Bu ordu düşman ordusu mu? Orduyu koruması gereken hükümetten ses yok! Bırakınız orduyu korumayı hükümetin en yetkili ağızları Reşadiye'deki pusu ile ilgili olarak kafaları karıştıracak açıklamalar yapıyorlar! Eski Millî Eğitim Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in bu konu ile ilgili olarak 'Ergenekon iması' yaptığı açıklaması da, Genelkurmay Başkanımızın “Silahlı Kuvvetlerimize karşı asimetrik bir harekât var” açıklamasını doğrular nitelikte.
Neler yaşadığımızı bir daha hatırlatalım: 7 Aralık 2009 Pazartesi  Tokat'ın Reşadiye ilçesinde PKK'lı katillerin kurduğu pusuda 7 Mehmetçiğimiz şehit ediliyor ve hemen yorumlar başlıyor: “Bu bir provokasyondur!” “Hükümet 'Açılım' çalışmaları içindeydi. Açılıma karşı çıkan güçler bu operasyonu gerçekleştirdiler.  Bingöl'de 33 erimizin şehit edilmesi olayı da bir provokasyondu! O zaman da  Pişmanlık affı gündemdeydi.  Bu olay üzerine hükümet bundan vazgeçmek zorunda kalmıştı!” diyerek bir 'Ergenekon'  bağlantısı kurulmaya çalışılıyor. Tabiî asıl amaç askeri yıpratmak!
Hâlbuki asker üzerine düşeni yapmış. 8 Aralık'ta   Jandarma istihbaratı, eylemi PKK teröristlerinin gerçekleştirdiğini tespit ederek içişleri Bakanlığına bildirmiş fakat içişleri Bakanlığı bunu kamuoyuna duyurmamış! Bunun üzerine Genelkurmay 9 Aralık tarihinde, bir Korgeneral aracılığıyla bu hain eylemi PKK'nın gerçekleştirdiğini telsiz konuşmalarını da yayınlayarak kamuoyuna bildirmiş. Aslında bu tartışmalarla kamuoyunun kafasının karıştırılmasın-dan son derece memnun olan PKK, ordumuzun bu katliamı PKK'nın gerçekleştirdiğini kanıtlayan bilgilere sahip olduğunu anladığı anda -ve Genelkurmay açıklamasından önce büyük bir hızla- bir açıklama yaparak olayı üstlenmiş!
Fakat yandaş medyanın tatmin olması mümkün mü? Açıklamalar devam ediyor: “MHP'nin kalesi sayı-lan bir yerde böyle bir eylem nasıl yapılabilirmiş! PKK bu eylemi üstlenmek zorunda kalmış!”
Genelkurmay Başkanımızın Oruç Reis savaş gemisinde yaptığı açıklama artık bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Herkes aklını başına alsın. Asker yıpratılarak aslında asıl yıpratılmak istenen devletimizdir. Ve maalesef bu saldırı devletin bazı kesimlerinden de destek görmektedir! Acı ama gerçek budur.
Elbette ki, Ordumuz da yeri geldiğinde eleştirilecektir  fakat özellikle- Ordumuzu bir kurum olarak yıpratmayı amaçladığı belli olan saldırılara ma'sum eleştiriler olarak bakılamaz.
Bir psikolojik harekâtla karşı karşıya olduğumuz artık görülmeli ve bu ülkeyi seven, bu ülke için kalplerinde bir şeyler hisseden bütün vatandaşlarımız ordumuzu ve dolayısıyla millî devlet yapımızı hedef alan bu saldırılara karşı ordumuzun ve devletimizin yanında saf tutmalıdır.
Kürtçü siyasetin odağı olan DTP'nin kapatılma davası Anayasa Mahkemesi'nde görüşülürken, ülkenin bütünlüğü umurlarında olmayan bazı demokrasi sevdalılarının 'Demokrasilerde parti kapatılmaz' söylemiyle DTP'nin kapatılmasına karşı çıkmaları üzerine, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, 'İspanya'da Batasuna partisinin kapatıldığını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de bunu onayladığını' hatırlatan açıklaması üzerine AKP'nin etkili isimlerinden Dengir Fırat'ın  “Konuşması beni ırgalamıyor” açıklamasını yapması AKP içinde  derin bir çatlak olduğunu gösteriyor.
Bu anlayışı iyi tanımak için Dengir Fırat'ın Terörle Mücadele Kanunu'nun değiştirilmesi çalışmalarının yapıldığı sırada yaptığı bir konuşmayı hatırlatmakta yarar var.
' Erdoğan Hükümetinin önerisi üzerine, 19 Temmuz 2003 tarihinde 6. Uyum Paketi çerçevesinde, Terörle Mücadele yasasının 8. maddesi kaldırılarak, terör örgütlerine karşı devletin güçsüz bırakıldığı itirazları ve bu konuda  Askerin ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, kanunların yetersizliği  konusundaki şikâyetleri üzerine başlatılan  Terörle Mücadele Kanunu değişikliği hazırlıklarıyla ilgili olarak, AKP Genel Başkan yardımcı Dengir Fırat bakınız neler  söylemiş: “Hiçbir taslak beni ilgilendirmez.  Genelkurmay, MİT veya JİTEM  değişiklik isteyebilir.  Ama bunlar bizi bağlamaz.  Adalet Bakanlığı beni ilgilendirmiyor.  Bakan da beni ilgilendirmiyor.  İktidar biziz, patron biziz, patron Meclis'tir.  Başbakan'ın ağzından bir lâf çıkar.  Bir tek o lâf partiyi bağlar.  Bugün Türkiye'de artık sivil otorite vardır.  20 yıl önceydi o devirler!”
Bu partinin demokrasi anlayışı işte budur!
Başbakanın Refah Partisi İstanbul İl Başkanı iken PKK terör örgütü hakkında neler söylediğini Sadi Somuncuoğlu Yeniçağ gazetesinde zaman zaman hatırlatıyor. 1991 yılında RP İl Başkanı olarak Necmettin Erbakan'a verilen raporda 'Kürt Sorunu'nun çözümü hakkında yapılan önerilerin ülke bölünmeden gerçekleşmesi mümkün değil. Bu raporda Anadilde eğitim hakkı da verilmiş! Ve bir tuhaf öneri de şu:
“Devlet-PKK çatışmasında devletçi bir safta gözükmemek ve devletin kullandığı 'bölücü, terörist, ayrılıkçı' gibi kavramları kullanmamak!”
 Evet işte şimdi bu anlayış iktidardır!
Yazar Behiç Kılıç yeniçağ gazetesinde çok vahim bir gelişmeye yer vermiş. THY uçağının Barselona havaalanından, Barselona takımı ile kalkışı sırasında  THY yetkilisi 'Yaşasın Özgür Katalonya' anonsunu yapmış!
Düşününüz ki, bir İspanyol uçağı Diyarbakır'dan Diyarbakırsporlu futbolcularla havalanıyor ve kaptan pilot futbolculara hoş geldin derken 'Yaşasın Özgür Kürdistan' anonsunu yapıyor!  Böyle bir küstahlık bu ülkeyi ayağa kaldırmaz mıydı?
Bize göre geçen haftanın en önemli hadisesi Genelkurmay Başkanımızın Oruç Reis harp gemisinde yaptığı çok önemli  açıklamalardı. İkincisi ise MHP genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli'nin gazetecilerle yaptığı kahvaltılı toplantıdaki açıklamalarıydı. Bahçeli özellikle PKK'nın şehir örgütlenmesi olan KCK yapılanması hakkında ayrıntılı açıklamalar yaptı ki bunlar gerçekten çok önemli bilgilerdi. An-kara Genelkurmay Başkanımızın ve MHP Genel Başkanı'nın basın toplantısını tar-tışırken gündeme bir anda Sıhhiye Abdi İpekçi parkında eylemde bulunan Tekel işçi-lerinin polis tarafından şiddet uygulanarak dağıtılması hadisesi bomba gibi düştü!
Acaba diyoruz bu özellikle mi yapıldı?

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

GALERİ

Nihat Öztürk Nihat Öztürk
SANATÇILARIN BURUNLARI
Seyfullah Çiçek Seyfullah Çiçek
BAYRAM TEBRİĞİ
Ersen Konal Ersen Konal
GURBETÇİLERİMİZ DESTEK VERİRSE..
Göktürk Tüysüzoğlu Göktürk Tüysüzoğlu
RUSYA TÜRKİYE İÇİN İYİ BİR ORTAK OLABİLİR Mİ ?
Sedef Erol Sedef Erol
DERSİMİZ ATATÜRK (II)
Hasan Öğütçü Hasan Öğütçü
Şehrimiz böyle mi büyüyecek?
İ. Şefik Aydın İ. Şefik Aydın
HANEFİ AVCI'NIN KİTABI BİR ÇIĞLIKTIR!
Hayrettin Günay Hayrettin Günay
SARUGIZ TÜRKÜSÜ
Murat Bektaş Murat Bektaş
BALIK HAFIZASI
Kenan Özkaya Kenan Özkaya
GAZİ CADDESİ TAŞIT TRAFİĞİNE KAPATILSIN
Ahmet Gürsoy Ahmet Gürsoy
Hanefi Avcı, cemaatler, baronlar ve Haliç
Erol Konal Erol Konal
Bu, Sadece Bir Yazı Değildir
Taylan Gülertekin Taylan Gülertekin
Sahanın yıldızı taraftardı
Sertan Çamur Sertan Çamur
NE OYNUYORUZ BİZ ?
Yalçın Gülertekin Yalçın Gülertekin
Bileğimizin hakkı ile
Kemalettin K.Aslan Kemalettin K.Aslan
TURİZMİN KAYIPVE SAKLI KENTİ
Ayfer Kitapçı Ayfer Kitapçı
ARABESKİ BAŞIMIZA KİM MUSALLAT ETTİ !
Yerin Kulağı Var Yerin Kulağı Var
BULANCAKSPOR BİRLEŞMELİ Mİ?
Sabri Öztürk Sabri Öztürk
JAPONLAR GİRESUN'DA KARDEŞLERİNİ ARIYOR
Osman Kale Osman Kale
YENİ YÖNETİMDEN BEKLENTİLER
Ali Göreci Ali Göreci
SİSDAĞI
Cavit Özdemir Cavit Özdemir
VALİ VE BELEDİYE BAŞKANI DEVREYE GİRMELİ
Ertan Aksu Ertan Aksu
ŞİİR GECESİ ve ÖZEL İDARE
Kamil Patan Kamil Patan
YEREL SEÇİM ÜZERİNE YAZI-YORUM;
Nazmi Kal Nazmi Kal
ÖZÜR DİLEME (!) KAMPANYASI

ANKET

12 Eylül referandumda ne diyeceksiniz?




Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi