Bir şehrin geleceğini siyaset ve siyasetçiler belirler. Elbette siyaset bir erdem, bilgi ve deneyim işidir. Her önüne gelenin “bir de ben şansımı deneyeyim” diyebileceği deneme tahtası değildir. Ama bakıyorum Giresun'da ne yazık ki siyaset, birilerinin tekeli altına girmiş, genel merkeze yakın olan, genel başkanla yakın irtibat içinde bulunan sözüm ona partinin ağır topları, halkın nabzını tutmak yerine kendi nüfuzlarını korumak adına; liyakat ve beceriden yoksun kişileri tespit edip, kendilerine sadakat içinde olacak kişileri seçime sokma çabasına girmişler, partilerine emek vermiş, en zor anda bile davalarını satmamış bu uğurda ciddi kayıpları göze almış yerel siyasetçileri bir kalemde silerek, ithal ve medyatik aday arayışına girmişler, tabanı ciddi manada darıltmışlar ve uyguladıkları bu bencil politikayla siyaseti çok kirli bir hale getirmişlerdir.
Partisine beş-altı ay önce üye olan, hatta üye dahi olmayan, parti tarafından hasbelkader bir göreve getirilen bazı insanların belediye başkan adaylıklarına, il genel meclis üyeliklerine ve belediye meclis üyeliklerine bir anda aday gösterilmeleri bana çok etik ve doğru gelmiyor, bu duruma üzülüyor ve işin kalite ve önemi bu hallere mi düştü diye kendime sormadan edemiyorum.
Yerel seçimlerde halktan başka kimsenin, söz sahibi olmaya hakkı yoktur, ne bir siyasi partinin Milletvekili, ne de içinde bulunduğu partinin merkeze yakın yöneticileri tabanın nabzını tutmadan kendi dirayetleri doğrultusunda kendi adaylarını topluma dayatmamalıdır, bu durum ne etiktir, nede kamuoyu tarafından kabul edilebilecek bir durumdur. Bu tutum içinde bulunan siyasetçilere; Adaylarının tabandan destek görmemesi durumda bunun sorumluluğundan kaçamayacaklarını hatırlatmak isterim. Ben birilerinin, benim fikrimi almadan, tamamıyla kendi çıkarları ve şehir üzerindeki nüfuzunu artırmaları adına bana dayattığı adayları seçmemeliyim. Bana aday olarak gösterilen kişi temsil ettiği siyasi teşkilata hizmet etmiş, liyakat ve beceri sahibi, taban tarafından sevilen, yöneteceği yerleşim yerinin nabzını iyi tutacak, şehrimi olduğundan daha ileriye taşıyacak niteliğe sahip olmalıdır ki, şehir kazansın.
Yaklaşan yerel seçimlerde, muhtemel belediye başkan adayları vatandaşın adayı olmalıdır, bana birileri tarafından dayatılan, adını yeni duyduğum, yüzünü bile görmediğim kişiler olmamalıdır. Şehir yönetmek belirli bir felsefi ve düşünsel arka plana dayandırılmak zorundadır. Halka hizmet Hakka hizmettir anlayışını benimseyen, vatandaş odaklı, seçmeninin mutluluğunu ve refahını önemseyen, misyon ve vizyon sahibi, adaleti, hakkaniyeti, şeffaflığı, dürüstlüğü ilke olarak benimseyen belediye başkanlarının başarı şansı yeni dönemde daha da artacaktır.
Giresun'da ve ilçelerinde belediye seçimini katılan tüm adaylar, sizlere sesleniyorum partiniz ne olursa olsun, çıktığınız bu yolda Giresun'un sizlerden beklentisi; Yönettiğiniz şehrin nabzını iyi tutmanızdır, Şehirde ki sosyal, ekonomik, fiziki ve sürpriz hareketleri yakından takip etmek zorundasınız. Şehrin ekonomik dinamiklerini, yine şehrin ekonomisini oluşturan sektörel tabloyu göremeyen, şehirde yaşayan nüfusun etnik, kültürel ve sosyal yapısını bilmeyen, kentin coğrafi bilgilerinden habersiz ve sosyal dokusunu iyi anlayamamış, yöneteceği kentin ihtiyaç, imkan, potansiyel ve birikimini algılayamayan, bir koltuk kapma çabasıyla, kendine el tutan kodamanların belediye başkanı olmayı düşünen, belediye başkan adaylarının ilerde başarılı olması mümkün değildir. Ayrıca vatandaşla, sivil toplum kuruluşları ile, şehirdeki tüm seçmen kitlesiyle iletişim kuramayan, diyalog geliştiremeyen; partizanca davranan ve parti rozetini seçildikten sonra atamayacak belediye başkan adaylarının da seçildikleri taktir de başarılı olma şansı oldukça zayıftır. Değişen dünyayı geriden takip eden, ekip çalışmasına yatkın olmayan, çalışanına değer vermeyen, çalışanları arasında adaletsizce hükmeden, kayırmacılığı ve liyakatsizliği alışkanlık edinen, başarılı çalışanını ödüllendirmeyen, belediye başkan adaylarının da seçildiklerinde başarılı olmaları mümkün değildir.
Şehir yönetmek bir ekip işidir, çalışacağı ekibi güveneceği kişilerden seçmeyen yöneticiler başarılı olamayacaklardır, bunun örneği geçmişten günümüze çok yaşanmıştır. Proje üreten, ekstra katkı sağlayan, inisiyatif kullanabilen, entelektüel birikim sahibi bürokrat ve danışmanlarla koordineli çalışan, benci değil bizci yaklaşan ve bulunduğumuz şehri bir adım öteye götürmeyi misyon edinmiş bir belediye başkan adayı seçildikten sonra kamuoyunu tamamıyla arkasına alır ki, tüm şehri arkasına alan bir başkanın gücünü bilmem söylememe gerek var mı.
Artık bir takım küçük vaatlere satacak ne onurumuz nede oyumuz vardır, yaklaştığımız yerel seçimlerde felsefe koltuk kavgası değil hizmet sevdası olmalıdır. Saygılarımla.