istanbul escort

23 Eylül 2018 Pazar

ŞEHİT DEDELERİMİZİ KOYNUNDA SAKLAYAN KARDEŞ ŞEHİR POLATLI VE POLATLI TARİHİ ALANLAR TANITIM MERKEZİ (V)

14 Eylül 2018, 09:14
Bu makale 188 kez okundu
ŞEHİT DEDELERİMİZİ KOYNUNDA SAKLAYAN KARDEŞ ŞEHİR POLATLI VE POLATLI TARİHİ ALANLAR TANITIM MERKEZİ (V)
Hüseyin Gazi Menteşeoğlu
 ŞEHİT DEDELERİMİZİ KOYNUNDA SAKLAYAN KARDEŞ ŞEHİR POLATLI VE POLATLI TARİHİ ALANLAR TANITIM MERKEZİ (V)
POLATLI VE ÇEVRESİNDE GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI’NIN FAALİYETLERİ
47’NCİ ALAY’IN CEPHE HİZMETLERİ


Alayın mevcut kuvvetleri:
Alay Erkânı: 16 er, 14 silah, 25 hayvan.
1’inci Tabur: 444 er, 325 silah, 24 hayvan.
2’nci Tabur: 375 er, 283 silah, 24 hayvan.
3’üncü Tabur: 237 er, 250 silah, 10 hayvan.
Makineli Tüfek Bölüğü: 50 er, 8 silah, 25 hayvan, 4 makineli tüfek.

Düşmanın amansız ilerleyişi karşısında, ordumuz 25.07.1921 tarihinde Sakarya’nın doğusuna çekildi. Batı Cephesi Komutanlığı Birlikleri Eskişehir ve Kütahya gibi büyük şehirlerimizi geride bıraktı. Yunanlılar askeri üstünlüklerini kesin bir şekilde ispatladıklarını sanıyorlardı. Ankara’ya çok yaklaşmışlardı. Amaçları hükümet merkezini düşürmekti. Anadolu’da hızla ilerlemeleri, Rumlara bekledikleri günün müjdesini veriyordu. Yunan ordusunun başarısı, İstanbul’da da taşkınlıklarla kutlanıyordu. Rumlar Beyoğlu, Şişli ve Galata caddelerinde otomobillerle şımarıkça gösteriler düzenliyor, Yunan bayraklarıyla süsledikleri deniz araçlarıyla Boğaziçi’nde zafer kutlaması yapıyorlardı.
Milli Müdafaa Vekâleti’nin emirleriyle, 05.08.1921 tarihinde 47’nci Giresun Gönüllü Alay’ı Ankara’ya geldi. Garp Cephesi’nin ihtiyat grubu emrinde olmak üzere, Alay Sincan ve Mali köylerine nakledildi. Grubun kuruluşunda bulunan 4’üncü Tümen emrine girerek, 17.08.1921’de Eski Polatlı’da ihtiyat grubu ihtiyatına alındı.
Alay Polatlı’ya geldiğinde, Alay’ımıza methiye olarak halkın dilinde şu dizeler dökülüyordu:

Ankara’nın tren yolu,
Düşman aldı sağı solu.
Askerim çok cephanem yok,
Yetişsene Osman Ağa kolu.


Alay; Birinci Grup emrinde, 22.08.1921 tarihinde Haymana’ya, 23.08.1921’de Kızılkoyunlu’ya geldi.
24.08.1921’de muhtemel düşman kuşatma hareketine karşı, İkinci Grup ve cephe sol kanadının korunması gerekiyordu. Ordu ihtiyatı olarak tutulan kuvvetlerden Birinci Grup’tan 24’üncü Tümen ile 47’nci Giresun Gönüllü Alayı’nın saat 21.30’da Büyükgökgöz’e hareketleri emredildi. İkinci Grup’un solunda, Birinci Grup (24’üncü Tümen ile 47’nci Giresun Gönüllü Alayı) Mangaldağı’nda bulunacaktı.
24 Ağustos sabahı saat 08.40’ta Birinci Yunan Tümeni Mangaldağı’nı işgal etti. Saat 17.00’de Gökgöz’e varmış olan Birinci Grup’un 24’üncü Tümeni ile 47’nci Alay Işıklı Boğazı güneyine ulaştılar. 4’üncü Tümen’in emrinde olmak üzere, 47’nci Giresun Gönüllü Alayı’nın Mangaldağı doğusuna taarruza hazırlanması emredildi.
25.08.1921’de, Alay sağ cenahta yerini alarak Mangaldağı’nın doğu sırtlarına yapılan taarruza katıldı. Alay kahramanca savaştı. 47’nci Alay’ın muharebedeki başarısı, Grup Komutanlığı tarafından takdire layık görülerek kıtaata tamim edildi.
47’nci Giresun Gönüllü Alay’ı Haymana’da iken, Giresun’dan üçyüzelli gönüllü geldi. Alay Komutanı Osman Ağa, yeni gelen gönüllülerden onaltısını Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetine muhafız olarak gönderdi.
05.08.1921 tarihinde Mustafa Kemal Paşa Meclis kararıyla başkomutanlığa atandı. Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Nehri’nin bir noktasında düşman karşıya geçebilir düşüncesiyle boydan boya siperler açılmasından kaçındı. Hilal şekline sokulan cephede, ihtiyat kuvvetleri merkez noktasına yerleştirildi.
Mustafa Kemal Paşa’nın orduya emri şu oldu: “Bir adım geri atılmayacak. Düşmana mezar taşlarını teslim edeceğiz. Mezar taşlarını!”. Emir gereğince her Tabur’dan yüzer kişi seçilerek bir “Fedai Fırkası” oluşturuldu. Fırkanın ikiyüz eri aba zıpkalı Giresun Uşakları’ydı. Fırkanın yeterli malzemesi yoktu. Buna karşın sarsılmaz manevi gücü vardı. Bütün askeri erkân, ulema hocalar da içlerinde olmak üzere, cephe gerisinde sabaha kadar dua ettiler. Emir kesindi. Ya cephe yarılacak, ya da mahvolunacaktı.
Düşman taarruza geçti. Sol cenahtan içeri girmeye başladı. Cephe hilal şeklinde kurulmuştu. Düşmanın akışına göre kıvrılıyordu. İlerleyen düşman, karşılarında daima çarpışmaya hazır kıtalarımızı buluyordu. Sonunda düşman bütün gücüyle saldırıya geçti. Erlerimiz ve subaylarımız, aşılmaz bir kale gibi karşılarındaydı. Ordu efradı kahramanlıkta mucizeler gösteriyordu. Fevzi Çakmak Paşa, göğsünde asılı Kur’an-ı Kerim’le siperden sipere koşuyor, askere moral veriyordu.
Savaşın şiddetlendiği anda, cephenin bir tarafında düşmanın gedik açtığı ve gediği genişleterek ilerlediği bildirildi. Mustafa Kemal Paşa ihtiyatta bulunan kuvvetlerimizden derhal yardım gönderilmesini ve süngü hücumuyla düşmanın eski mevzilerine sürülmesini emretti. Şu yanıtı aldı:
— İhtiyatta kuvvetlerimiz kalmadı. Hepsi harpte. Yalnız Giresunlu Osman Ağa’nın askerleri var.
Mustafa Kemal Paşa emrini şöyle yineledi:
— Kim olursa olsun, süngü hücumu yapılacaktır.
Emir yine yerine getirilemedi. Aldığı yanıt şuydu:
— Bunların süngüsü yoktur Paşam!
Düşmanın açtığı gedik kapatılmalıydı. Mustafa Kemal Paşa bir an düşünür. Kendisine muhafızlık yapan Giresun Uşaklarının bellerindeki fildişi saplı sivri uçlu Giresun yapımı özel bıçaklarını hatırlar. Giresun Uşaklarının cesaretine tam güvenle son ve kesin emrini şöyle verir:
— Osman Ağa’nın askerleri bıçaklarıyla düşmana saldıracaklar ve onları eski mevzilerine süreceklerdir.
Düşman Haymana’da Osmanbey Tepesi’ni tutmuştu. Ankara’yı işgalle tehdit ediyorlardı. Son kozumuzu paylaşacaktık. “Ya istiklal, ya ölüm” parolasıyla, vatan ve millet için ölmeyi göze alanlar, kanımızın son damlasına kadar kutsal mücadelemizi sürdürmeye kararlıydılar.
Mustafa Kemal Paşa’nın emirleriyle, Giresun Uşakları süngü yerine kullandıkları bıçaklarıyla düşmanı eski mevzilerine sürmeyi başardı. O gece Osmanbey Tepesi’nde kan gövdeyi götürdü. Bu saldırıda Giresun Gönüllü Alayı yüzde altmış kayıp verdi. Alayın muharebedeki kahramanlıkları takdire layık görülerek kıtaata tamim edildi.
47’nci Giresun Gönüllü Alayı, 1’inci, 3’üncü ve 4’üncü Gruplarla Kocaeli Grupları emrine girerek, bu grupların harekâtına katıldı. Garp Cephesi ihtiyatında, Alay Köme’de ordugâha geçti. 26.08.1921’de, 23’üncü ve 24’üncü Tümen’lerin Kalkanlı civarından çekilmeleri üzerine 47’nci Alay da aldığı emirle geri çekildi. Alay yorgun ve hırpalanmış olduğundan, 27.08.1921’de 4’üncü Tümen ihtiyatı olarak sol cenah gerisinde bırakıldı.
03.09.1921 tarihinde, 47’nci Alay’dan yirmiüç subay ile dörtyüzonüç er 3’üncü Grup karargâhında, 23’üncü Tümen‘in emrine girdi. 04.09.1921 tarihinde, Alay 3’üncü Grup emrinde ve ihtiyatında iken, 3’üncü Kafkas Tümeni emrine verildi. 8’inci Tümen’le 23’üncü Tümen arasındaki boşluk, 47’nci Alay’la kapatılmış oldu.
05.09.1921 tarihinde saat 08.45’te, Alay, Kadıköy’ün batısındaki 12’nci Grup emrine ve ihtiyatına girdi. 6–7.09.1921 tarihlerinde, 47’nci Alay Erif Grup sırtlarına grup ihtiyatı olarak yerleştirildi.
Alay’ın 1’inci Taburu 10.09.1921’de Kıbledağı’nı kontrolleri altına aldı. Diğer iki Taburu da 11’inci Tümen İstihkâm Bölüğü’nün bulunduğu mıntıkada grup ihtiyatı olarak kaldı.
47’nci Giresun Gönüllü Alayı mevcudunu ikmal etmek üzere, 14.09.1921 tarihinde Polatlı’ya hareket etti. Kocaeli Grubu emrine verilene kadar Polatlı’da kaldı. 18.09.1921’de Polatlı’dan hareket etti. Aynı tarihte Kocaeli Grubu’na katılarak Dağ Kulübü’nün müdafaasında kaldı... [23]

KAYNAKLAR
[23] Ö. Erden Menteşeoğlu, Mustafa Kemal Paşa’nın Muhafız Alayı Komutanı Milis Yarbay Osman Ağa Ankara, 2014, s. 304 - 314

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV