29 Haziran 2017 Perşembe

“FINDIKTA OYUN OYNATMAYIZ”

“Ne olurdu biraz daha çalışsaydının faydası yok”

Özel Giresun Kent Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Buse SARI, TEOG sınavları sonrası gençlerimizin psikolojik durumlarının olumsuz etkilenmemesi için anne ve babaların yaklaşımları konusunda önerilerde bulundu.

05 Mayıs 2017 Cuma 09:29
Bu haber 496 kez okundu
“Ne olurdu biraz daha çalışsaydının faydası yok”
Bir milyonu aşkın öğrencinin katıldığı ve aylardır beklenen TEOG sınavları 27-28 Nisan tarihlerinde sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildi. Kimi öğrenci sınavda istediği gibi başarılı olurken kimi öğrenci sınavdan moralsiz ayrıldı veliler olarak sizlerin de bu durumdan çok fazla etkilendiğini gözlemiyorum. Çocuğunuzun geleceği konusundaki endişeleriniz çocuğunuza yansır. Bu nedenle öncelikle aileler kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar. Kaygı gelecekle ilgili seyredilen olumsuz bir filmi andırır. Ve bu filmin sonu her zaman için felaketlerle biter. Yoğun kaygı yaşayan kişiler geleceği düşünmekten, bugünü kullanamazlar. Sizin sınav sonucu ile aşırı meşgul olmanız,  çocuğunuzun da bu yönde meşguliyetini artıracaktır. Çocuğunuza yardımcı olmak için çocuğunuzun bugünkü yaptıkları ile ilgilenebilirsiniz. Her şeyi bir kenara koyarsak, sınavın ardından tüm bu çalışma dönemi geride kalacak ve gençler sınava girip çıktıktan sonra o zamanları tekrar konuşmak kimseye fayda getirmeyecek. “Bak sana o kadar dedim beni dinleyip çalışsaydın farklı olacaktı”, “Zamanında beni dinlemedin şimdi üzülüyorsun”, “Ne olurdu biraz daha çalışsaydın” gibi sözlerin faydası olmayacak. İyi ya da kötü sınavdan çıktıklarında artık bunları geride bırakmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Bu yüzden de sınav sonrasında geriye dönüp yorumlar yapmayalım, hatta sınava kadar olan sürede de onlara artık sınav ile ilgili bir şey söylemeyelim. Çünkü olumlu da olumsuz da konuşsak yanlış anlamaya yatkın bir dönemde olacakları için büyük tepkiler verebilirler. En iyisi bugüne kadar elinden geleni yaptıklarını, iyi ya da kötü artık sonucu beklemenin dışında bir şey söylemenin gereksiz olduğunu ve onları ne olursa olsun sevdiğimizi söylemektir. Beden dili ve ses tonu ile verdiğiniz mesajlara dikkat edin. Anne babalar bazen çocuklarına; “sınav bizim için önemli değil, kazanamazsan da olur. Canını sıkma, kafana takma” gibi önerilerde bulunmaktadırlar. Ancak eğer anne-baba çocuklarına bunları söylerken, beden dili ve ses tonları desteklemiyorsa yani ağızlarından çıkan ile bedenlerinin söylediği çelişiyorsa öğrenci daha çok beden diline dikkat edecektir. Ebeveynlerin kaygılı, üzüntülü halleri çabucak algılanır. Bu zor dönemde çocuklarınıza anlayışlı ve destekleyici davranın. Kaygının yoğunlaşması ile birlikte çocuklarınız kendilerini daha çaresiz ve çözümsüz hissedebilirler. Bu nedenle daha tepkili olabilirler. Daha önceden kızmadıkları şeylere şimdilerde daha sert tepkiler gösterebilirler. Bu durumun geçici olduğunu düşünerek çocuğunuza karşı anlayışlı olmaya çalışın. Çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla kıyaslamayın. Her birey ayrı bir kişiliktir. Çocuğunuzu ancak gereken durumlarda sadece kendisiyle kıyaslayabilirsiniz. Yani önceki davranış biçimleriyle, şimdiki davranış biçimlerini karşılaştırarak aradaki gözlenmiş olan değişimleri aradaki gözlediğiniz değişimleri ortaya koyabilirsiniz. Çocuğunuzun sizin beklentilerinizi karşılamak için değil, kendi yaşam başarısını sağlamak için adımlar attığını ve bu adımlar esnasında olumlu ve olumsuz pek çok süreç yaşayacağını kabul etmelisiniz. Çocukların bireysel özelliklerine göre gerçekçi beklentiler oluşturmak ve çabalarını desteklemek, var olan potansiyelin en olumlu şekilde ortaya çıkarmasına ve olumlu benlik algısına sahip olmalarını sağlayacaktır. Nasıl bir okulda eğitim görmek istediği hakkında konuşun.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV