29 Haziran 2017 Perşembe

“FINDIKTA OYUN OYNATMAYIZ”

Giresun Basketbolunda Büyüklere Saygının Adı: Mican Çavuşoğlu

"Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; benim bir basketbol geçmişim varsa bunun tek sorumlusu Haydar Çalışkandır. Bana yıllarca emek veren Haydar abiyi inkar edersem kendimi inkar etmiş olurum. Avni Öğütçü’nün yedeği olmaktan gurur duydum. Avni abi beni hiçbir zaman ezmedi hep kazanmaya çalıştı. Unutulmaz. "

29 Haziran 2016 Çarşamba 09:14
Bu haber 3238 kez okundu
Giresun Basketbolunda Büyüklere Saygının Adı: Mican Çavuşoğlu

Mehmet Mican Çavuşoğlu 1969 yılında Giresun’un Ülper köyünde İzzet ve Sevinç Çavuşoğlu’nun 3. çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokulu Cumhuriyet İlkokulu, Ortaokulu Merkez Ortaokulu, Liseyi de Giresun Lisesinde tamamladıktan sonra Giresun Meslek Yüksek Okulu Muhasebe bölümünden mezun oldu.

1991 yılının Ocak ayında babasından aldığı ve daha sonra geri ödediği 3000 dolar borç ile Amerika’ya gitti. İlk olarak New York Manhattan’da Cambridge Scholl’a giderek yabancı dil okudu. Ardından 2 yıl başka bir okul olan  Hunter Collage’ye giderek yabancı dil öğrenimine devam etti. Okul yıllarında süpermarketlerde çalışarak yaşaması için gerekli olan parayı kazandı. Ardından hemşerilerinden gelen bir teklif üzerine büyük bir restoranda müdürlük yapmaya başladı. Daha sonra kendi restoranını 2 arkadaşıyla birlikte işletmeye başladı. İşler yolunda gidince gaza gelerek ikinci işletmeyi de açtılar.

Mican Çavuşoğlu günlerden bir gün Amerika’da yaşayan Giresunlular ya benzin istasyonunda çalışıyor ya taksicilik yapıyor ya da lokanta işletiyor diyerek her zaman farklı olan yapısıyla yine farklı düşünerek asker olmaya karar verir. Deleware’sde bulunan işletmelerinin müşteri potansiyeli daha çok askerler olunca işi kolaylaşır ve basketbol sayesinde kazandığı özgüveninin yardımıyla başvurduğu Amerikan ordusuna kabul edilir.

Görevi sebebiyle 6 yıl Almanya’da kalan Mican bu süre içerisinde körfez savaşına katılır. Kamuoyunun ÇUVAL olayı olarak bildiği hadise sonrası Türk ve yabancı basın Mican Çavuşoğlu’nu manşete taşır. Zira Mican çuval olayındaki rehinelere su vererek bu önemli olayda iki taraf arasında tercüman olmuştur.

Mican Çavuşoğlu halen Amerikan Ordusunda Recruiter olarak görev yapmaktadır.


Öncelikle Basketbol sevdanız nasıl başladı?

Babam beni ilk olarak güreş sporuna gönderdi. Ticaret Lisesinin bodrumunda yapılan antrenmanlara katıldım. Ancak boyum uzun olduğu için güreş sporunu bırakmak zorunda kaldım. Senin de içinde bulunduğun Çınarlar Mahallesinin çocukları ile birlikte 1981 yılının yazında Haydar Çalışkan’ın liderliğinde Basketbola başladım.

Basketbol serüvenin nasıl devam etti?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; benim bir basketbol geçmişim varsa bunun tek sorumlusu Haydar Çalışkan’dır. Bana yıllarca emek veren Haydar abiyi inkâr edersem kendimi inkar etmiş olurum.

Feyza Abi, senin de bildiğin gibi basketbola İlk olarak Çınarlarspor’da başladım ve devam ettim. Aynı zamanda Merkez Ortaokulu ve Giresun Lisesi takımlarında oynadım. Hatta Giresun Lisesinin ilk yılında seninle beraber okul takımında da oynadık. Zaten Çınarlarspor’da beraber oynuyorduk.

 Hatırladığın başarıların var mı?

(Mican 1982 yılında Merkez Ortaokulu ile Gruplarda kazanılan şampiyonluğu hatırlamıyor. )

Ortaokul grup maçlarından Amasya’dan döndüğünüzde Çınarlarspor kulüp binasına gelip final maçında 40 sayı attığını söylemiştin ve biz de seni alkışlamıştık.

Hatırladım. Ortada bir başarı varsa takımındır.

Unutamadığın maç ya da maçlar var mı?

Abi,  1985 yılında Giresun Lisesi ile Atatürk Lisesi arasındaki final maçını unutamıyorum. Ali İhsan Çetin’in son saniyede attığı basket ile maçı kazanmıştık. Skorboard bozuk olduğu için kalan süreyi doğru gösteremiyordu ama biz masa hakemlerinden gelen bilgi ile son saniye olduğunu biliyorduk. Bu durumun farkında olmayan tek oyuncu olan Ali İhsan ise maçın bitmesine daha çok var zannediyormuş. Malum skorboard bozuk olduğu için kalan 1 saniye 10 dakika gibi görünüyor. Son top pası Ali İhsan’a  verildi . Ali İhsan’ın potaya gönderdiği top sayı oldu ve biz maçı kazandık. Sonra hep birlikte sevinçten Ali İhsan’a doğru koşarken durumu anlamayan Ali İhsan bizden kaçmaya başlamıştı.

 Bununla birlikte; Giresun Lisesi ile senin de oynadığın takımla Ankara Atatürk Lisesine yenildiğimiz maçı unutamıyorum.

- Mican o maçı ben de unutamıyorum.  Bir önceki yılın yarı finalisti olarak Orduya gitmiştik.

-Evet abi, benim Giresun Lisesinde ilk senemdi.

-Doğru. O yıl statüde bir değişiklik yapılarak gruplar ve yarı finaller birleştirilmişti. Bütün Karadeniz ekipleri ve Ankara Atatürk Lisesi Ordu’ya gönderilmişti. Birinci olan direk finallere gidecekti. İlk maçta bize Ankara Atatürk Lisesi çıkmıştı.

-İlk yarısını önde kapattığımız ve uzun süre önde götürdüğümüz maçı son anlarda kaybettik. Ne kadar üzülmüştük değil mi abi?      ( sessizlik ve yıllar sonra aynı üzüntü)

Mican; zamanı geriye çevirsek ve yıllar öncesine gitsek farklı olarak neler yapardın?

Farklı olarak hiçbir şey yapmazdım, aynı şeyleri yeniden yapardım.

Seni Basketbola motive eden unsurlar nelerdi?

Arkadaşlık, bir gruba dahil olma duygusu, önemsenmek, başarıyı tatmak, Avni abi, Haydar Abi, Egemen abi, Sinan abi,….

Hayranı olduğun bir basketbolcu var mı?

Evet, Avni Öğütçü’ye hayrandım. Avni abi beni kardeşi gibi gözetip kollardı ve abilik yapardı. Baba gibiydi. Üstelik de her şeyini kullandırırdı (şampuan ve antrenman malzemelerini kastediyor).  Ağabeyim yoktu ama o takım kaptanım olarak bana ağabeylik de yaptı. Basketboldaki yol göstericimdi diyebilirim. Avni Öğütçü’nün yedeği olmaktan gurur duydum. Avni abi beni hiçbir zaman ezmedi hep kazanmaya çalıştı. Unutulmaz.   ( gözleri doluyor, ağlamaklı…)Allah rahmet eylesin, kaptanımın mekânı cennet olsun.

Giresun Basketboluyla ilgili anılar denildiğinde neler hatırlıyorsun?

Abi anılarım hep Haydar abiyle ilgili, sizinle ilgili. Şarkılı, gitarlı muhabbetleri ve kaledeki kıymalı günlerini unutamıyorum. Haydar abinin gitar çalmasını, arkadaşlığımızı, takım ruhumuzu… O zamanlarda kazandığım tecrübe ve deneyim bütün hayatım boyunca önümü açtı diyebilirim.

Basketbol oynarken “yeter artık benden bu kadar “ dediğin zamanlar oldu mu?

Hayır, hiç olmadı.

 Amerika’da Basketbol sana nasıl yardımcı oldu ?

Feyza abi, Amerika’da Basketbol sayesinde ayaklarımı yere bastım. İlk gittiğim zaman İngilizce bilmiyordum ve çok yalnızlık çektim. Bir gün Manhattan’da . Cadde arasında oturduğum yere yakın bir yerde bulunan parkta sokak Basketbolu oynayanları izlemeye gittim. Sahadaki takımda bir kişi eksikti. Beni basketbol oynamaya çağırdılar. Dillerini bilmesem de Basketbolun ortak dili sayesinde kolayca iletişim kurdum. Basketbol adına onların bildiği her şeyi ben de biliyordum hatta mütevazi davranmayayım Giresun’da öğrendiğim basketbol ile Amerikalılardan daha iyi oynuyordum. Bu takımla birlikte Manhattan’da bütün parkları gezip maçlar yaptık. İçlerinde bir beyaz ben vardım ve Basketbol bilgimle onlara kendimi kabul ettirdim.

Amerika’da basketbol sayesinde hayata tutundum mu demek istiyorsun?

Aynen öyle demek istiyorum. Eğer Giresun’da Haydar abi bana basketbol öğretmemiş olsa ve ben basketbol sayesinde özgüven kazanmamış olsam tanıdık kimsenin olmadığı bu yabancı yerde hayata kesinlikle tutunamazdım.



Amerika’dan bakınca Giresun Basketbolu nasıl görünüyor?

Olağanüstü,rüya gibi bir şey. Birinci ligde oynayan bir takımımız var. Giresun’da olup bu maçları yaşamayı çok isterdim.  Amerika da işten kaçıp internetten takımın maçlarını çok izledim. Fenerbahçe, Efes pilsen Giresun’a geliyor. Bu ne demek iyi anlamamız lazım.

Bugün Giresun Basketbolu için ne düşünüyorsun?

Öncelikle Bülent Yavuz, Fatih Yamak ve tanımadığım diğer katkısı olan arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum. Nasıl anlatsam bilemiyorum, rüyalarına Amerika’dan beni de dahil ettiler. Her zaman söylüyordum bizim neyimiz eksik diye, istersek yapabiliriz diye. Çalışan her zaman kazanıyor, doğru hedefler koyanlar kazanıyor. Böyle bir tecrübeyi parayla satın alamazsınız.

Bununla beraber Basketbol oynadığımız arkadaşların bir şekilde Giresun Basketboluna hizmet etmeleri beni mutlu ediyor. Alt yapıya önem vererek yeni nesillere Basketbol öğretiyorlar. Salim Taslı,Levent Baş ve tanımadığım diğer arkadaşlara da teşekkür etmek isterim.

Basketbol oynadığın dönemlerde yapamadığın ya da keşke yapsaydım dediğin şeyler oldu mu?

Hayır abi,keşkelerim hiç olmadı. Basketbol benim için ibadet gibi bir şeydi ve hiç aksatmadan yerine getirmeye çalıştım. Okul çıkışı 6-9 benim her şeyimdi.( Okul dağıldıktan sonra 18.00 başlayan ve 21.00 a kadar devam eden antrenman saatlerini kastediyor)Ancak o yıllarda Giresun’dan bir takımın 1. Ligde olmasını ve o takımın maçlarını seyretmeyi çok isterdim. Bu yüzden şimdiki gençler nasıl bir nimetin içinde olduklarını bir kez daha düşünsünler. Bir kez daha Bülent Yavuz, Fatih Yamak ve arkadaşlarını takdir etsinler.

Kendi döneminin takım kaptanlığını da yaptın. Basketbolda en büyük hayalin neydi?

Hiç hayalim olmadı. Hayallerimi hep yaşadım diyebilirim. Giresun’da sizlerle halimden çok mutluydum.

 Hayranı olduğun bir takım ya da oynamak istediğin bir oyuncu var mıydı?

Feyza abi; New York takımının NBA maçlarını takip ettim. Param olmasa da bir yolunu bulup maçlara gittim. Maç biletlerini hala saklarım. Favorı basketbolcum, Charles Barkley dı .

 Basketbolda iyi bir oyuncu olmak için olmazsa olmaz dediğin şeyler neler?

Öncelikle saygı ve sevgi daha sonra çok çalışma. Ahlaksız adamdan sporcu olmaz.

 Evet Mican gelelim Çuval olayına. Bu olay sayesinde Türkiye kamuoyunu günlerce meşgul ettin. Bildiğim kadarıyla yabancı basın da sana ilgi gösterdi?

Evet abi, yabancı basından özellikle İngilizler konu hakkında benimle röportaj yapmayı çok istediler. Çünkü rehinelerin içerisinde bir de İngiliz vardı.

Olayı ve yaşadıklarını bir de senin anlatımınla dinleyelim

Bağdat’ın güneyinde görev yapıyordum. O gün Kuzey’e gideceğim söylendi. Çok sevinmiştim zira daha güvenli bir bölgeydi. Ancak beni getirdikleri yerde Türk askerlerini görünce başımdan aşağı kaynar sular döküldü. 20-22 kişilerdi.  Rehinelerin içinde yalnızca askerler yoktu, aralarında sivillerde vardı.. Zannedersem basına olayı bu siviller sızdırdı. Bir tane de İngiliz vardı. İngiliz’e  “sen casus musun” diye sorunca bana gülümsedi. Onları görünce zafer işareti yaptım ve yakamda yazılı olan Cavusoglu ismini gösterdim. Benim Türk olduğumu anlayınca sevindiler. Onlara su verilmesini sağladım. Özellikle Binbaşı Aydın Eser ile tanışmak benim için gurur vericiydi. Süper bir insan ve kahraman olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.4 saat kadar kendisiyle sohbet ettik. Binbaşı Eser bana Amerikalı Albayla tanıştıklarını, kendi bürolarına girip çıktıkları için onları düşman görmediklerini söyledi. Düşman olarak görmedikleri için de gafil avlandıklarını eğer durumu bilse 11 arkadaşını da şehit ederek orduya leke sürdürmeyeceğini ama onlardan da birçok kişiyi götüreceğini belirtti.

Daha sonra Amerikalı Albayın söylediklerini çevirdim. Aslında Binbaşı Aydın Eser İngilizce bildiği halde yine de çevirmemi istedi. Amerikalı Albay benim aracılığım ile Binbaşıdan ÖZÜR DİLEDİ ve Generalinde ÖZRÜNÜ iletti.

Binbaşıdan gerçekten çok etkilenmiştim. Ayrılmadan önce sıkı sıkıya sarıldık ve bana yanından ayırmadığını söylediği tesbihini hediye etti. Benim için son derece değerli olan bu tesbihi hala saklarım. Bu arada hiçbir yerde dile getirmediğim bir konu var.Rehin alınan özel tim komutanı Binbaşı AYDIN ESER  aslen (köken olarak) Giresunlu. İki Giresunlu olarak birbirimize sarılma anını unutamıyorum.

Beraber basketbol oynadığımız Mehmet Mican Çavuşoğlu her şeyden önce büyüklerine karşı son derece saygılı bir sporcuydu. Bir gerçeği kendi adıma ifade etmem gerekirse Mican’ın ağzından hiçbir zaman kaba ve çirkin cümleler duymadım. Herkesin sevgisini kazanmış olan Mican, aynı zamanda basketbol disiplini ve ahlakı ile herkese örnek olabilecek bir kişiliğe sahipti. Sonuç olarak kendinden sonra gelen sporculara da örnek olabilecek sağlam karakterli bir sporcu olarak benimle birlikte bütün arkadaşlarının hafızasına kazınmıştır.

Haydar Çalışkan’ın da dediği gibi; Mican Çavuşoğlu çok başarılı ve efendi bir sporcuydu.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV