istanbul escort

19 Eylül 2018 Çarşamba

Örgütsüzlüğün Kucağında Yaman Bir Çelişki!

13 Eylül 2018, 09:15
Bu makale 125 kez okundu
Örgütsüzlüğün Kucağında  Yaman Bir Çelişki!
A. Dursun YILMAZ
 Giresun'daki fındık üreticisinin zor durumda olduğunu söylemek, malumun ilanıdır. Fındık üreticisinin elde ettiği hasıladan masraflarını çıkardığında kalan ile geçimini sağlaması mümkün değildir. Giresun ili içindeki ister büyük istese küçük ölçekli fındık bahçesine sahip olsun, fark etmez. Ürecinin zor durumda olduğu açıktır.
Buna karşılık Düzce, Adapazarı, Bafra, Çarşamba gibi mekanizasyonun girdiği, toplama, gübreleme, bahçeleme, ilaçlama, ot biçme ve benzeri bakım işlemlerinin insan emeği yerine makinelerle yapılan yerlerdeki maliyetin çok düşük olduğu bilinmektedir.
Arazinin yapısı nedeniyle zorunlu olarak elle toplanan, gübreleme, ilaçlama, bahçeleme, ot biçme ve benzeri bakım işlemlerinin insan eliyle yapılan yerlerdeki fındığın kilogram başına düşen maliyeti çok çok yüksektir.
***
Giresun'da Ziraat Odaları başta olmak üzere üretici birlikleri, tarım satış kooperatifleri, fındık üreticileri sendikaları, dernekler fındık üreticilerinin haklarını korumakla görevli oldukları açıktır. Sorsanız, hepsi “Biz fındık üreticisinin haklarını savunuyoruz.” der. Dışarıdan bakınca sanılır ki, bu kadar çok örgüt olduğuna göre fındık üreticisinin hakkı savunulmakta ve alınmaktadır. Ancak, bütün göstergeler fındık üreticinin dağınık, perişan ve ekonomik zorluk içinde olduğunu gösteriyor. Ne yaman bir çelişki!
***
Cep telefonunu kırmak, atmak ya da markasını değiştirmek döviz kıtlığına çözüm olmadığı gibi “Fındık üreticileri adına miting yaparım haa!” demek de fındık fiyatı için çözüm olmaz. Bireysel çıkışlar saman alevi gibidir, çabucak geçer. Ucuz bir gösteriden başka bir şey değildir. Yanlış zamanda yanlış tepkiler ile soruna çözüm üretilemez. Çok sayıda örgüt, fındık üreticilerinin örgütlü olduğunu göstermeyeceği gibi etkisiz ve yetkisiz birisinin abartılı çıkışlarından da bir sonuç alınamaz. Yalnızca, cambaza bak cambaza, söylemidir!
***
Üreticinin haklarını savunması gereken öncelikli kurumsal yapı, ziraat odalarıdır. Zaman zaman Giresun Ziraat Odası Başkanının demeçlerini gazetelerde görmekteyiz. Bir gün Toprak Mahsulleri Ofisini (TMO) göreve çağırırken bir başka gün TMO ile Fiskobirlik'in birlikte alım yapması gerektiğini söyleyebilmektedir. Nedense, aklına, yalnızca Fiskobirlik alım yapsın demek gelmemektedir. Yine bir başka gün “Size Satacak Ürünümüz Yok” derken bir başka gün “Fındıkta Tekelleşmenin Önüne Nasıl Geçilebileceğinin Konuşulması Gerekir” demektedir. Madem tekeci firmaya satacak fındığın yoktu, şimdi neden tekelleşmeden korktuğunu söylüyorsun. Madem tekelleşmeden korkuyordun, neden size satacak fındığımız yok diyerek, afra tafra yaptın. Ne yaman bir çelişki!
***
Dağınık, örgütsüz fındık üreticisinin çok sayıda koltuk sevdalısı ile bir yere varması mümkün değildir. Durum tespiti yapmadan, yapamadan fındıkta tekelleşmeden söz etmek aymazlıktır. Fındık üreticisine zarar vermektir. Tüm bu söylemler, fındık üreticisinin perişan haline hiçbir derman olamayacağı gibi desteği olmayan içi boş söylemler, tekelci firma ile işbirlikçilerini yalnızca keyifli keyifli güldürür!
Çözüm, gerçekten örgütlü bir güçtür. Dağınık olmayan bir örgütlenmedir.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV