21 Ağustos 2017 Pazartesi

FINDIĞI HARMANDA KONUŞTULAR

Müdafaa-i Hukuk ve İstiklal Harbi tarihlerinde Giresun

Osman Fikret Topallı'nın hatıratı ve notları 2011 yılında “Milli Mücadele ve İstiklal Harbi Tarihinde Giresun” yayınlanmıştı.

02 Ağustos 2017 Çarşamba 11:07
Bu haber 381 kez okundu
Müdafaa-i Hukuk ve İstiklal Harbi tarihlerinde Giresun
Aradan geçen zaman diliminde merhum Osman Fikret Topallı'nın torunu Dr. Ruşen Topallı tarafından ortaya çıkarılan 1918 ile 31 Temmuz 1919 tarihleri arasında Osman Fikret Topallı tarafından tutulmuş günlükler ve 3 not defteri birinci kitabın devamı niteliğinde Veysel Usta ve Mustafa Çulfaz tarafından “Müdafaa-i Hukuk ve İstiklal Harbi tarihinde Giresun” adıyla kitaplaştırıldı. Kitap Güreller Kitap – Kırtasiyeden temin edilebilinir.

GÜNLÜKLERİN VE NOTLARIN YAZARI OSMAN FİKRET TOPALLI'NIN ÖNSÖZÜ

Başlamadan söylemeliyim ki Giresun, Müdafaa-i Hukuk ve İstiklal Harbi zamanlarında başlı başına ciltler dolduracak vaka ve hadiselere sahne olmuştur. İçinde, akisleri milli hudutlarımızı aşmış olanlar bile vardır.
İşbu yılların umumi tarihini yazacak ve yazdıracak olanlar bilhassa Giresun ve havalisindeki olayları bilmiyorlarsa; bunları bulup, inceleyip, kayıt ve tespit etmemişlerse eserleri çok eksik olacak ve bunları okuyacak nesiller de birçok yanlış ve hatalı kanaatler edineceklerdir. Çünkü Giresun'daki vukuat ve hadisatın içinde öyle mühim olanları vardır ki, bunlar Müdafâa-i Hukuk ve İstiklal Harbi tarihlerimizin menşe ve temellerini, seyrini ve neticelerini pek canlı olarak alakalandırmaktadır.
Bugüne kadar bu mevzuda yazılmış eserler ve yazılar, ya bu tarihi yapanlarımız tarafından -doğrudan doğruya veya dolayısıyla- yazılıp yazdırıl­mış yahut kendiliklerinden yazanlar eksik ve yanlış bilgiler içinde birçok hatalar yapmışlardır. Herhangi bir tesir altında kalanların türlü şahsi düşün­celerle bu yolda ortaya attıkları yazı ve kitapları ağza bile almak istemiyorum. Çünkü onlar, tarih değil, hisleri ve ihtirasları tatmin için işlenmiş günahların kirli vesikalarıdır.
Asıl tarihe gelince; bunu yazmak o kadar müşküldür ki şurada bunun sebeplerini, şartların sayıp dökmek bile çok uzun olur. Belki ben bunu da yapamam.
Lâkin şu kanaatteyim ki, hakiki değeri ve manasıyla umumi bir İstiklal Harbi ve Müdafaa-i Hukuk tarihi yazılacaksa bu babda bütün Türkiye'deki mühim vukuat ve hadisatı bilip tetkik etmek imkânlarının hâsıl olmuş ve yapılmış olması da kâfi değildir. Çünkü cihan vukuat ve hadisatı birbiriyle o kadar alakalıdır ki, hele Türkiye üzerine matuf birçok yabancı gözler asırlarca bizi rahatsız etmiş ve etmekte iken. Sonra hariçteki Türk münevverlerinin bu yollardaki mesai ve fedakârlıklarım da gözden kaçırmamak gerektir.
Neslimiz, yalnız şunu yapabilirsek yine bahtiyar sayılırız: Müdafaa-i Hukuk ve İstiklal Harbimizin evvela yer yer tarihleri yazılıp toplanmalı, hükümetin ve resmi ordunun müşahede ve mücadelesi de böylece yazılıp ortaya konduktan sonra hepsi üzerinde -usulüyle- çalışılarak esaslı ve umumi bir tarih yazılması gelecek nesillere bırakmalıyız. Ben bu mücadelenin Giresun cephesine ait perişan notlar ve hatıralar karalıyorum. Ve bunu bir vazife sayıyorum. Notlarım, belki ileride işe yarar.
Mustafa Kemal Paşa diyor ki:
"Meşâhirin menakıbmı neşriyat da, millette tefahhur halini idame eder ve lazımdır. Fakat tarihin sual edeceği zevatın harekâtım müzahir miyânmda zikretmek, tarihi lekeler ve ahfadı yanlış kanaatlere sevk eder." Büyük Nutuk
Bununla beraber, ben Osman Ağa'ya ait hatıra notlarımı bir araya toplayıp yazacağım. Onun hayatı, Giresun Müdafaa-i Memleket Komitesin­den başlayarak ölümüne kadar, hepimizi alakadar etmektedir!.. Hadiseleri tefsir ve tadil ederek tarih yazılmaz!.. Şimdi Gazi'nin mütalaası münakaşasız kabul edilmektedir.
Bu felaketli günlerde, memleket müdafaası için, mal ve canlarını tehlikeye koymak suretiyle, müstakil yeni bir Türkiye'nin kurulmasına -yerli ve dışarılı- hizmet edenleri şükranla ve minnetle anmak ve bu hizmetlerini kastederek büyük inkılâp tarihine adlarını vermek -işlerin içinde bulunan bizim gibiler için- milli bir borçtur! Hasbelvazife başka yerlerde ve başka hiz­metlerde bulunduğum sıralarda aynı hizmetleri yapıp da benim bilmediğim veya duymadığım varsa, bunları kaydedememekten üzülecek, acılar duyaca­ğım. Bu arkadaşlardan af dilerken bu gibi hizmetlerini memleket ve inkılâp tarihine geçirmeyi ihmal etmemelerini de rica ederim. Çünkü bu da bir vazife ve milli hizmettir!.. Ben sağ olduğum müddetçe, kendilerini her defa zevkle dinlemeye hazırım. Yeter ki vesikalar ve hadiseler yalan, yanlış olmasın!
Bizim, bu işlerde sayılmasına ve yazılmasına imkân olmayan, o kadar çok meçhul kahramanlarımız vardır ki, onları da hürmet ve takdirle anmak bir vazifedir!.. Adları kitaplarda, yazılarda geçmiyorsa ve geçmemesi bir kusur veya günah ise, bunu sırf muharrirlerimize, müverrihlerimize isnat etmek doğru olmaz; çünkü bunlarda resmi ve gayr-ı resmi birçok makam, müessese ve teşekküllerin de payları vardır!.. Bundan başka, meçhul kahra­manlarımızın, kahramanlıklarını söyleyip yazdırmak istemedikleri de, dede­lerinden kalma, bir ananedir!.. Çünkü "Türk'te tasallüf ve tefahür yoktur. O, en büyük kahramanlıkları yapar, hiçbir şey yapmamış gibi görünür!" Ve böyle olduğu için de, nice kahramanlarımız tarihçilerimizin meçhulü kalırlar.
Giresun'un Müdafaa-i Hukuk ve İstiklal Harbi'ndeki -dillere destan olan- fedakârlıklarını ve bu arada hayatlarını tehlikeye koymuş olanları kısaca olsun yazmak ve bunları gelecek nesillerimize öğretmek ve tanıtmak, ne zevkli, ne mukaddes bir iştir... Fakat, ah, imkânsızlık!..
Bununla beraber ben bu mevzular üzerinde çalışmakta devam edeceğim. Tevfik Tanrı'dan...

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV