istanbul escort

23 Eylül 2018 Pazar

GİRESUNSPOR TARİHİNDEN SEÇMELER (21) A. KAYA TİRALİ: EROL VE MUHLİS TRİBÜNE

13 Nisan 2018, 17:02
Bu makale 304 kez okundu
GİRESUNSPOR  TARİHİNDEN SEÇMELER (21) A. KAYA TİRALİ: EROL VE  MUHLİS TRİBÜNE
Asım İNAN
 Tam yirmi haftadır süre gelen bir yazı dizisi ve acaba final yapsam mı yoksa devam mı etsem ikilemi yaşıyorum…
Dile kolay tam yirmi haftaya sığdırdığım o “GİRESUNSPOR”'UN geçmişine ait acı ve tatlı anılar….
Bildiğiniz üzere ben bu dizinin ilk bölümünde Giresunspor taraftarlarının tahammülsüzlüğünden dem vurarak giriş yapmış ve daha sonraları ise değişik konulara değinmiştim…
O taraftarın bu son yıllarda gelenler değişti mi diye soracak olursanız pek fark yok gibi…
Hele başarısız sonuçlar alındı mı takıma küsmelere ve sanal medya üzerinden yönetime ve futbolculara saldırılara ne demeli…
O yıllara ait unuttuğum kayda değer olaylar ise hatırlatılmıyor sanmayın…

ÖRNEK Mİ?
Giresunspor Türkiye İkinci ligi ve ilk senesinde önemli bir olayı gözden kaçırmışım…
Abdullah Tirali İstanbul'dan arıyor ve:
-Asım abi sen şu olayı unuttun mu diye sorduğu çok olmuştur…
Sadece Abdullah Tirali mi?
Daha niceleri ya mesaj atıyor yada telefon ile arayarak hatırlatmalarda bulunuyorlardı…
Gözden kaçırdığım o ve hatırlatılan o kayda değer olayı nasıl atlamışım…
Kendi kendime söylenerek klavyenin tuşları ile adeta dans ediyorum….
Yeşil beyazlılar İkinci lige daha yeni adapte oldukları sırada cereyan eden bir olay…
Ve Giresunspor'un o zamanki yönetiminin ciddiyetini sizlere aktarmak istiyorum…
“BAŞKAN HASAN GÜREL GENEL KAPTAN AHMET KAYA TİRALİ”
1967-68 futbol sezonundan söz ediyorum…
Hangi futbolcu olursa olsun isterse Dünyanın yıldız futbolcusu olsa disiplin ön planda…
Hafta sonu lige şampiyonluk parolası ile giren güçlü takımlardan “KONYASPOR” maçı var…
Maç Giresun Atatürk stadında ve kendi taraftarının önünde…
Antrenör FİKRİ TAŞ yönetiminde hazırlıklar hafta boyunca devam eder….
Giresun'un yetiştirdiği iki as MUHLİS GÜLEN VE EROL PAMUK son idmanda aralarında söz düellosu geçer…
Durum yönetime aktarılır…
Akşam olağan üstü toplanan yönetimin aldığı radikal karara bakın…
Genel Kaptan A. Kaya Tirali tarafından her iki futbolcunun bir önemli maç öncesi kadro dışı bırakıldığı açıklanır…
Muhlis Gülen ve Erol Pamuk'tan mahrum bir kadro Konyaspor karşısında ne yapabilirdi?
Erol Pamuk defansın bel kemiği, Muhlis Gülen ise forvetin sol kanadının değişmez ismiydi…
Her ikisi de karara saygılı olduklarını yönetime bildirdiler…
Bırakın galip gelmeyi berabere kalmak bile akıllardan geçmiyordu…
Ümitler yitirilmiş ve maç günü gelip çatmıştı…
Şans tanınmayan, hatta kendi yönetiminin bile puan inancını yitirdiği GİRESUNSPOR bir başarıya imza koydu…
90 dakikanın sonunda Giresunspor'u 2-1 yenme başarısını gösterirken ona şans tanımayanlar yanıldıklarını çok iyi anladılar…
O tarihlerde şu hususu da çok iyi öğrendiler:
“GİRESUNSPOR İLE DANS EDİLMEZ”…
Bu maçtan unutamadığım bir anım var…
SARI MAHMET lakaplı liberolarının yapmış olduğu çirkeflikler hala gözümün önünden geçmekte…
O maçta Giresunspor'un gollerini kim attı anımsamıyorum ama yedikleri ikinci gol tam bir komedi idi…
Kaleye çekilen bir şut ve ağlarla hem top hem de Sarı Mehmet buluştu…
Resmen filelere asılı öylece dakikalarca kaldı…
A.Kaya Tirali'yi herkes yumuşak huylu iyi bir insan olarak tanır….
Birde onun bilinmeyen demiyeyim de başka bir huyu daha vardı…
İşinde ve idareciliğinde prensiplerine bağlı ve ciddiyet ön planda gelirdi…
Final yapmayı düşündüğüm hafta ve geride bıraktıklarımı gözlerimin önünde canlandırıyorum…
Giresunspor'un o Türkiye İkinci ve Birinci lig maçlarının anıları bu kadar mıydı diye insana sormazlar mı?
Elbetteki değildi ama aklımda kalanlar ve bazı çevrelerden aldığım yardımlar ile bu günlere kadar geldim…
Mesela Giresunspor'un kurulduğu seneki ve mücadele ettiği ilk yılındaki bazı futbolcuları dillendirdim….
Ya diğerleri üvey evlatlar mıydı?
Ekseriyeti Giresun amatörden oluşan o ilk seneki kadroya bakıyorum…
Bir Yener KUR, bir Mehmet Tekiroğlu, bir Şükrü Arda ve diğerleri…
Özellikle kaleciler konusuna daha önce değinmeme rağmen bir kez daha gündeme taşımak istedim…
Büyük ümitler ile Feriköy'den alınan kaleci Derviş geri gönderilince kale iki kaleciye yani Mehmet İkinci ve Nevzat Pınar'a kalmıştı….
Devre arasında ise askerliği biten Ahmet Hattatoğlu Giresunspor'un banko kalecisi olmuştu…
Düşünebiliyor musunuz disiplini ön planda tutan Hasan Gürel yönetimi ve kolej takımı havasında yaratılan “GİRESUNSPOR”…
Bir hatırlatma yapmak istiyorum….
O zamanki Giresunspor yönetimi ile bugünkü yönetimi karşılaştırma gibi düşüncem bulunmamaktadır…
Bir konu da Giresunspor'un ilk lokali neredeydi?
Yeniyolda köşkü andıran bir bina Giresunspor kulübü olarak kullanıldı…
Yıllarca bu binada kalındı ancak bina sahipleri binayı yıkım kararı alınca çıkmak zorunda kaldılar…
Çok sonraları belediyenin tahsis ettiği Taşbaşındaki bina Giresunspor'a verildi…
Yine yirmi haftadır değinmediğim konulardan transfer edilen yabancı futbolcular nerede kalıyorlardı?
Evli olan futbolcular ev kiralayıp otururken bekar futbolcuların bir kısmı da o yıllarda Alpaslan caddesinde bulunan SSK'ya ait binayı lojman olarak kullanıyorlardı…
Lojmanı beğenmeyenler ise iki üç futbolcu bir olup bekar evi kiralıyordu…
Sözlerimin sonuna doğru yaklaşırken bir konu kafama dank etti…
O yıllarda idman yapacak saha yok, birçok dezavantaja rağmen mukaveleye imza atarken futbolcular inanır mısınız kaç para vereceksiniz diye sormazlar ve takdiri yönetime bırakırlardı…
Şimdi bir kıyaslama yapmanın zamanı geldi sanırım….
Şimdi transfer teklifinde bulunduğun futbolcu az da topa vuruyorsa:
“ÖNCE PARA” diye sormuyor mu? 
Hafif Batı Müziği sanatçısı RÜÇHAN ÇAMAY'ın parçasında olduğu gibi:
“PARA PARA PARA, VARLIĞIN BİR DERT YOKLUĞUN YARA” misali…
HOŞ KALIN, HOŞÇA KALIN…

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV