12 Aralık 2017 Salı

"GİRESUN’UN GELECEĞİ TURİZMDE"

GİRESUN BASKETBOLUNUN TARİHİ - 5

06 Aralık 2017, 08:16
Bu makale 99 kez okundu
GİRESUN BASKETBOLUNUN TARİHİ - 5
Feyza Aliustaoğlu
 1971 YILI VE PERDE YENİDEN AÇILIYOR
1971 YILINDA Giresun'da basketbol adına dönemin şartları içerisinde önemli diyebileceğimiz gelişmeler oluyor. Nihat YANIKOĞLU basketbol il temsilcisi oluyor, İlkokul öğretmeni olan Mesut Özkaya beden eğitimi öğretmeni olarak göreve başlıyor ve merkez ortaokulunda Beden Eğitimi öğretmeni Tahir Hamdi Oral göreve başlıyor.
Öncelikle Tahir hocanın Giresun'da basketbol adına neler yaptığına bir göz atalım;
Manisa doğumlu olan Tahir Hamdi Oral Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünü bitirdikten sonra ilk görev yeri olarak 1971 yılında Giresun'a atanıyor.1966 yılından itibaren Lisanslı Basketbolcu olan Tahir Hamdi Oral spora ilk olarak atletizm ile başlamış. Çeşitli Türkiye birinciliklerine katılan hocamız aynı zamanda 1966 yılında Atletizm Federasyonunca ilk on atlet arasına girerek şeref listesinde yer almış. Giresun'da sönmeye yüz tutmuş olan basketbol ateşini biraz daha bilinçli bir şekilde yeniden yakmaya çalışan Tahir Hamdi Oral'ın hikâyesini kendi anlatımıyla dinleyelim:

“Beden Eğitimi Öğretmenliğine başladığım ilk il olan Giresun benim ikinci vatanım. Bu güzel şehre geldiğim zaman spor adına sadece birinci ligde temsilcisi olan futbol takımı vardı. Kent spora o kadar alışık ve sevecen ki, zamanın en popüler sporu olan Futbolu adeta tapar derecesinde hem seviyor, hem de sahip çıkıyordu.
İşte böyle bir görüntü çizgisinde ben Giresun'a geldim. Yeni mezun olmuş ve kendisini spora adamış hem eğitici hem sporcu olarak, yeni ve değişik spor branşları adına neler yapabilirimin peşindeyim. Başta branş olarak da Basketbol sporunu sevdirmek, yerleştirmek, geliştirmek arzum ön planda.
Öncelikle, Basketbol sahası olmayan ilde acaba ben okuluma bir Basketbol sahası yapabilirmiyim fikri ile yoğrulmaya başlamıştım. Giresun'un eşrafı değerli insan okul müdürüm Sayın İbrahim IŞIK beyefendiye konuyu açtım (Bir dip not: Öğretmenliğe ilk başladığım gün ve günlerde böyle değerli bir müdürle çalıştığım için hem onur duyuyor, hem de sonsuz saygı duyuyorum. Hala rahmetle anıyorum yattığı yerler nur olsun)
Rahmetli yüzüme şöyle bir baktı ve ”Oğlum daha Giresun' u yeni tanıyorsun ne çabuk bu kararı aldın. Okulumuzun fiziki durumunu biliyorsun buraya ne kamyon ne de başka bir inşaat aracı giremez. Nasıl olacak hangi parayla bunu gerçekleştireceğiz. Bak senin soyunup giyineceğin bir spor odası bile yapamadım, malum bunlar hep parayla oluyor” dedi. Böyle sonuç alacağımı biliyor-dum ama denemekte fayda vardı.

Nihayet bir gün müdürüm beni odasına çağırdı ve şöyle söyledi:”Oğlum konuyu geçen gün Koruma Derneği Toplantısında dile getirdim, onlar da bu işin kolay bir şey olmayacağını söyleyerek, topu bana attılar. Ben de 3500 TL ödenek çıkarttım nasıl yapacaksın görelim. Allah kolaylık versin..” demez mi! Sevinçten uçuyordum.
Hemen koruma derneği üyesi olan galiba inşaat mühendisi ayni zamanda yüklenici olan birisinin ismini verdi, onunla temas kuracaktım. Basit bir proje ile yapımına dair söyleşiden sonra bürosundan ayrıldım. Koruma derneği üyesi olan yetkili “Tahir hocam ben malzemeleri ve ustayı vereceğim ancak, okulun bahçesine malzemeleri aktarmak sana ait, çünkü biz o malzemeleri oraya taşıyamayız dahası malzeme taşınması için de vakit harcayamam çünkü ekip benim inşaatlarda çalışıyor benim işim de aksamasın “ dedi.
Ertesi gün derslerimde öğrencilerime dedim ki:”Sevgili öğrencilerim bugün dersimiz Basketbol sahası yapmak ve görevimiz dışarıdaki inşaat malzemelerini içeriye taşımak. Çalışmak istemeyenler top oynayabilir.” Öğrenciler daha önce böyle bir teklifle karşılaşmadıkları için, şaşkın bakışlarla bir süre birbirlerini süzdükten sonra hepsi birden yanıma geldi ve çalışmak istediklerini söylediler.
Bütün ağır malzemeleri o küçücük ortaokul öğrencilerimle güle oynaya taşımıştık. Sonradan öğrendiğim de, öğrenci-lerime bu isteği aşılayanda sevgili öğrencim, oğlum derecesinde sevdiğim Sayın Ahmet ÖĞÜTÇÜ’den başkası değilmiş. Ahmet'in yardımlarını asla unutamam. Benim yanımdan ayrılmayışı kayda değer erdemliktir. Sıkıştığım zamanlarda da Hızır gibi yetişir yanımda olur , “Hocam yardım edilecek bir şey var mı “der hemen işe koyulurdu.
 
Ahmet benim asistanım ve spor danışmanımdı. Sporcuları o organize eder, eksik ve tamam olmayan işleri tamamlardı. Bir bilendi. Ona minnet ve şükran borçluyum.
Sahanın yapımı başlayacak ama yağmur bir türlü fırsat vermiyor. Her sabah kalktığımda dua ediyorum “Allahım bu gün yağmur yağmasın da sahanın temelini atalım“ diyordum. Nihayet o gün geldi öğrencilerimle aşağıya taşıdığımız malzemelerle temel atıldı ve saha ilerleyen günlerde kendini göstermeye başladı.
Saha işi tamamdı ancak ortada potalar yoktu. O zamanlar Gençlik ve Spor Bakanlığı guruplara katılan ve sporda adını duyuran il okullarına, istek olduğunda malzeme yardımı yapıyordu. Ancak guruplara katılan okul olmadığı için, İl Milli Eğitim Müdürlüğü de spor malzemesi isteğinde bulunmamıştı.

Konuyu çözmeye çalışırken birileri “Orman İdaresi potalar için kereste verebilir, konuşmakta fayda var” dedi. Orman müdürlüğüne gittim ve Orman Başmüdürü Osman Bey'e konuyu ilettim. Beni dinledikten sonra “sana ne kadar kereste lazımsa yarın okulunda olacak. Bu işinde başarılar diliyorum eğer keresteler yetmezse istediğin kadar keresteyi okuluna yığacağım. Gerçekten de gerekli malzemeler ertesi günü okulun önündeydi. İnanın neyin nasıl olacağını hiç kestiremiyordum ancak işler öyle hızlı gelişti ki bir anda, saha ve pota ayakları yerleşiverdi. Bu arada Öğretmen arkadaşlarım benimle dalga geçiyorlardı. “Tahir bey füzenin ayakları oldu şimdi sırada ne var “ diye akıllarınca bana şaka yapıyorlardı..
Giresun'dan ayrıldıktan sonra, öğrencim olmayanların bile o sahada Basketbol oynadığını duyunca seviniyordum. Buna en güzel örnek Sayın Haydar Çalışkan'dır.
Evet; Merkez Orta Okulu sahasının betonlanması ve potaların ikinci kez yapılmasının hikâyesi böyle. Hiç şüphe yok ki Tahir hocanın da belirttiği gibi okul sahasının ortaya çıkarılmasında dönemin okul müdürü olan rahmetli İbrahim IŞIK'ın liderliği çok önemli rol oynuyor.
Bununla beraber; Tahir hocanın hikâyesinde en önemli karakter eşi Feriha Oral. O yıllarda Atatürk Orta Okulunda Beden Eğimi öğretmeni olan Feriha Hanım sürekli olarak Tahir hocanın moral ve motivasyon kaynağı olmuş.



    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV