13 Aralık 2017 Çarşamba

CHP’DE İLÇE KONGRELERİ BİTTİ

“Giresun'dan hakem çıkar ama il dışında Hakemlerin hakkını savunacaksın”

01 Aralık 2017, 09:05
Bu röportaj 75 kez okundu
“Giresun'dan hakem çıkar ama il dışında Hakemlerin hakkını savunacaksın”
Yeşilgiresun Gazetesi
 Eski futbolculardan ve Milli Futbol Hakemlerimizden Aydın Yücel de gazeteniz Yeşilgiresun'u seçti.
Deneyimli ve tecrübeli spor adamlarıyla bir süredir gerçekleştirdiğimiz röportaj serimizin bu kez konuğu Aydın Yücel..
1962 yılında Çınarspor Kulübü Başkanı olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na katılarak yürüyüş yapan Yücel, 11.4.1981 yılında 3 – 2 Çınarlarspor'un kazandığı tarihi Ballıcaspor maçının orta hakemiydi.
Hakemlere gördüğünü çalması, eyyam yapmaması ve inandığı doğrudan şaşmaması tavsiyesinde bulunan Yücel, genç hakemlere de ibretlik mesajlar verdi.
Arkadaşımız Murat Bayraktar'ın kaleme aldığı bu röportajımızı keyifle okuyacağınıza ve sizlerin de kendinizden bir şeyleri bu yazıda bulacağınıza inanıyor, ümit ediyoruz.
“1936 yılı Giresun Kale Mahallesi doğumluyum. Kale mahallesinde büyüdüm. Hayatımız sporla geçti. Futbola 1955-56 yıllarında Giresun Akınspor'da başladım. Daha sonra Güneşspor'a geçtim. Askere gittim, döndükten sonra Çınarspor'a geçtim. 1967 yılına kadar burada futbol oynadım. Daha sonra futbolu bıraktıktan sonra hakemliğe başladım. 1985'in sonuna kadar futbol hakemliğine devam ettim. Hakemliğe başlangıcım şöyle oldu. Kurs açıldı ve kursa katıldım. Futbolculuğu bıraktığımdan dolayı kurstan sonra hakemlik yapmaya karar verdim. İlk zamanlar hakemlik yapmak bana zor geldi. Hakemlikteki üçüncü yılımda Giresun'da hakemlik yaptıktan sonra 3. Lig'de hakemlik yapmaya başladım. 4 maç yönettikten sonra 2. Lig'e terfi ettim. 19 yıl hakemlik yaptım. Hakemlikten sonra, Türkiye 1. Ligi'nde gözlemcilik yaptım. 10 sene hakem komitesi başkanlığı yaptım. 2000 yılına kadar gözlemciliğe devam ettim. Ondan sonra da sporla olan ilişkimi kestim”.

“Hakem olmak isteyen bir adam, her şeyden önce çok dürüst olacak. İkincisi çok cesur olacak., korkma-yacak ve futbolcudan çok çalışacak. Haftada 2 – 3 defa antrenmana çıkması lazım. Statta basmadık yer bırakmayacak. Yan hakemlerine hiçbir zaman arkasını dönmeyecek. Devamlı yüz yüze olacaklar. Verdiği kararların da sonuna kadar arkasında duracak. Her şeyi göze alacak ama doğruluktan şaşmayacak”.
“Şafakspor – Bulancak-spor maçında pozisyon öncesinde faul olmasına rağmen bunu görmedim ve Bulancak lehine gol kararı verdim. Bu beni çok üzdü ama istemeden yaptığım bir şeydi. Şafakspor Antrenörü Mustafa Çeçen de hatasını anladı ve kalecisinin formasını değiştirdi. Kalecinin takım oyuncularıyla aynı forma ile sahaya çıkması benim gözümden kaçmıştı. Hakemliğimin ilk yıllarıydı benim tecrübesizliğim oldu. Bir de Erzurum – Urfa maçı vardı. Sahanın üzeri buz tutmuş, kömürle çizgileri çizilmişti. Sahaya çıktım – 28 derece nefes alamıyorum soğuktan. Fakat 5 – 10 dakika sonra vücudum o soğuğa alıştı”.

“Hakem arkadaşlarıma baktığımızda; Salih Günay Özen, Özen Özkaya, İsmail Akbulut, Kadir Ayar, Şafak Yurt, Cengiz abi vardı. Mustafa Çeçen, Harun Körfez, Kaya Kurt gibi isimler vardı. Mesela Özen Özkaya çok başarılı bir hakemdi. Bizim dönemi-mizde maddi yönden hakemliğin çok fazla bir katkısı yoktu. Otel ücreti, yol parası, çok cüzi bir miktar da müsabaka parası veriliyordu. Hakemler şimdi çok iyi para kazanıyorlar. Hakem ev sahibini korumaz. Adil olmalı. Dürüst olmalı. Hakkı olanın hakkını vermeli. Yoksa hiç hakemlik yapmaması lazım. Adil olmayacaksa cesur olmayacaksa, korkacaksa bu işi yapmayacak”.
“ Hakem olarak sahaya çıktığım zaman, takım ismi aklımda olmazdı. Yeşil takım, sarı takım derdim, onu düşünürdüm. Hakemler de takım tutar ama hiçbir hakem takım formasıyla sahaya çıkamaz. Çıkarsa hem kendini hem de camiasını bitirir ki, böyle bir şey olacağını zannetmiyorum. Duygusallığa yer olmaz. Ben hakemliğe aşıktım”.

“Bir Tokat maçına çıktım. İsmail yan hakem. Seyirciler İsmail'e saldırdılar. Öyle bir saldırdılar ki İsmail'i parçalayacaklar. Ben sahanın kenarına geldim, seyirciyi karşıma aldım. Onlara bir jest yaptım. Alkış işareti yaptım. Bütün stad; “Yaşa hakem, bravo hakem” diye bağırdı. Gözlemci öyle bir rapor yazmış ki hakkımda. Bu hakemi 1. Lig maçına verin yönetsin, böyle bir hakem ben daha görmedim demiş. Beni çok methettiği için bana 2 ay görev vermediler. Eskiden maç vermeyerek hakemi ödüllendiriyorlardı yükselmesin diye. Samsun'dan Yılmaz Özkaraduman, Giresun'dan ben, Trabzon'da da Erdoğdu Diyadin vardı. Koskoca Karadeniz'de 3 hakem vardı”.
“Benim zamanımda hakemlikte de lobi vardı. Burada kurs açtılar, iyi hakemler var dediler. Beni başarılı olduğum için mükafatlandırdılar. Rahmetli Muzaffer Sarvan beni övdü ve başarılı bir hakem olduğumu söyledi. Baştaki hakem idarecilerinin sözü geçer kişiler olması lazım. Mesela ben hakemliği bıraktım. Hicabi Menteşe diye bir hakemin elinden tuttum ve Ankara'ya götürdüm. Telat Tokat'a dedim ki, “Ben hakemliği bıraktım, benden sonra bu arkadaşım devam edecek” dedim. Baştaki hakem yöneticisinin ağırlığını koyması lazım. Gidecek, gerekeni konuşacak. Neden benim arkadaşımın hakkını vermiyorsunuz diye, soracak. Ben kefilim diyerek ağırlığını koyacak”.


    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
e-gazete
  • Yeşilgiresun Gazetesi - 18 Aralık 2012 Manşeti
ARŞİV